BCA Times
  ÖNE ÇIKAN HABERLER
  • Ressam Vincent Van Gogh kulağını neden kesti? Van Gogh şizofren mi dahi miydi?
    Ressam Vincent Van Gogh kulağını neden kesti? Van Gogh şizofren mi dahi miydi?
  • Nuri Bilge Ceylan’ın Kuru Otlar Üstüne adlı yeni filmine 470 bin euro destek
    Nuri Bilge Ceylan’ın Kuru Otlar Üstüne adlı yeni filmine 470 bin euro destek
  • ”Türk’ün Gizlenen Bilgisini Arayan Türk” Romanının Yazarı Hani Astolin ile Röportaj
    ”Türk’ün Gizlenen Bilgisini Arayan Türk” Romanının Yazarı Hani Astolin ile Röportaj
  • Yazar Yiğit Caner Ertoşi Kimdir?
    Yazar Yiğit Caner Ertoşi Kimdir?
  • THE  FRENCH DREAM’S ARMOR: MACRON  
    THE  FRENCH DREAM’S ARMOR: MACRON  
  • Türk öğrenciye Cannes’dan ödül
    Türk öğrenciye Cannes’dan ödül
  • ‘Dara Antik Kenti üç yıl içinde UNESCO Listesi’ne girecek’
    ‘Dara Antik Kenti üç yıl içinde UNESCO Listesi’ne girecek’
  • Kutsal Emanetler’in gizli yolculuğu belgesel film oluyor
    Kutsal Emanetler’in gizli yolculuğu belgesel film oluyor
  • Ülkeme Hüzünlü Bir Selam
    Ülkeme Hüzünlü Bir Selam
  • Terken Hatun’un tarihteki önemi nedir?
    Terken Hatun’un tarihteki önemi nedir?




YAZARLAR

Seçkin ÇAKMAK
Seçkin ÇAKMAK
Eklenme Tarihi: 29 Mart 2019, Cuma 21:15 - Son Güncelleme: 29 Mart 2019 Cuma, 21:15
Font1 Font2 Font3 Font4



Yeni Plan İslamofobi

 

 

İslamofobi ( İslam korkusu ) ; Müslümanlara karşı duyulan kin, nefret, ayrımcılık ve düşmanlık anlamına gelmektedir. İslam dünyası üzerinde Filistin, Irak, D. Türkistan, Suriye, Myanmar vb. sıkıntılar ve sorunlar varken İslam’a karşı cephe genişletilmesi için yeni plan İslamofobi ortaya çıkartılmıştır. Son zamanda gerçekleşen Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde ki Hristiyan teröristin saldırısı sonucu 50 Müslüman hunharca katledilmiş 100’e yakını yaralanmıştır. Bu olay Dünya’da şok etkisi yaratmış ancak hiçbir şekilde İslamofobi hakkında gündem oluşamamıştır. Avrupa iflas halindedir ve gelecekte Avrupa Müslüman olacaktır. Yapılan araştırmalar ve incelemeler gelecekte Hıristiyan nüfus oranının hızla düşmesi ve Müslüman sayısının artmasıyla Ekonomik ve Nüfus alanında Müslümanların hakimiyet sağlayacağını öngörmüştür. Teknolojinin gelişmesiyle Dünya küçük bir köy haline gelmiştir. İnternet sayesinde tüm İnsanlar istedikleri bilgilere rahatlıkla ulaşabilmekte ve böylece İslam dini hakkında ki tüm bilgi ve verileri edinerek gerçek ve hak dinin İslamiyet olduğunu kabul ederek Müslüman olmaktadır.


Bunun neticesini gören İslam düşmanları önüne geçme adına 11 Eylül 2001 Terör saldırılarıyla büyük bir tiyatroyu sahneye koymuşlardır. Kim olduğu ne olduğu belli olmayan bir Usame Bin Ladin adlı karakter ile Peygamberimizin sünneti olan cübbe, sarık ve sakal bırakan Müslümanlar terörist imajıyla karşı karşıya kalmışlardır. ABD başkanlarından George W. Bush 11 Eylül olayından sonra ‘’Haçlı seferi'' başlattık ifadesiyle aslında bir şuuraltında ki asıl niyetlerinin ortaya çıkmasını sağlamıştır.

 

11 Eylül Dünya Ticaret Merkezine yapılan Terör ve intihar saldırılarıyla birlikte Müslümanlara; masum insan katleden terörist damgası vurulmaya çalışılmıştır. Bunda ne yazık ki başarılı olmuşlar barış ve hoşgörü dini olan İslam’ı Dünya üzerinde yanlış tanınmasına ve hızla İslamofobi’nin yükselmesine sebebiyet vermişlerdir.

 

Özellikle batılı ülkeler İslamofobi’ye karşı mücadele etmek yerine daha çok derinden desteklemektedir. Çünkü amaçları İslamofobi’yi yükseltmek ve Müslüman avı başlatmaktır ve böylece İslam’ın yükselmesinin önüne geçmektir.  Sürekli Müslümanların camileri kundaklanmış ve ırkçı saldırılar düzenlenmiştir.  Müslümanlara ait ne kadar kutsal değer ve nişan varsa hedef haline getirilmiştir. Failleri ise nedense hiçbir şekilde yakalanamamaktadır. Hatta İslamofobi’ye karşı hiçbir cezai müeyyidenin bulunmaması ve ayrıca kamusal alanda İslami nişan ve değerlerin yasaklanması İslam Düşmanlığının bir devlet politikası olarak benimsendiğinin en büyük göstergeleridir.

 

Batı dünyası yıllardır Müslüman ülkeleri sömürmektedir.  Öyle bir sömürü düzeni kurmuştur ki Müslümanları Müslümanlara karşı düşman ederek güçlerini kırmış, bununla kalmayarak bizzat topraklarını işgal ederek Müslümanların İzzet, şeref ve namuslarını ayaklar altına alarak zulmetmişlerdir. İşgallerle birlikte yetiştirdikleri devşirmeler İslam’ın pak çehresini lekelemişlerdir.  Bu devşirmelerin kurduğu saltanat, fırka vb. örgütlerin uygulamaları neticesinde en çok İslam dini zarar görmüştür. Diktatörler, Sapık akımlar, El kaide, Eş Şebab, Boko Haram ve Işid benzeri devşirme yapılar İslam toprakları üzerinde batılıların istediği şekillendirmeleri yapmalarına ve İslam dininin yanlış tanıtılmasına sebebiyet vermişlerdir.  

 

Müslümanlara düşen vazife ise İslamofobi’ye karşı mücadele ederek arka plandaki oyunu görmektir.

 

·         İslam’ın sevgi barış ve hoşgörü dini olduğunu anlatan faaliyetler yapmalı ve tebliğ çalışmalarını hızlandırarak Dünya üzerinde bir kamuoyu oluşturulmalıdır.  

·         Özellikle cihat adı altında masum insanları hedef alan, kafa kesen, devşirme, sapık fırka ve görüşlere sahip olan teröristlere karşı ilk başta biz Müslümanların mücadele etmeleri gerekir. 

·         İletişim ve medya ekipmanları kullanılarak islamofobi’ye karşı mücadele edilmelidir.

·         Uluslararası arenada politik baskı ve lobi faaliyetleriyle İslamofobi’ye karşı batılı ülkelerin cezai müeyyide uygulamasını ve Müslümanlara karşı uygulanan ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını sağlamalıdır.

·         İttihad-ı İslam sağlanmalı İslamofobi’ye karşı Müslüman devletler ortak politika ve yöntem belirleyerek beraber kararlılıkla mücadele etmelidir.

 

İslam, 21. yüzyılda en gür seda olacaktır. Bize düşen İslam düşmanlarının yeni tuzak ve planlarına karşı uyanık olmak ve mücadele etmektir.  Biz yaşayarak en iyi tebliği yapmalı ve İslam’ın pak çehresini lekelemeye çalışanlara karşı mücadele etmelidir. Asıl Cihat; İrşad ve Tebliğ’dir. Tüm insanlığın İslam’a ihtiyacı vardır.

 

 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN