ÖNE ÇIKAN HABERLER

Yazar Yiğit Caner Ertoşi Kimdir?
Eklenme Tarihi: 18 Ekim 2020, Pazar 20:08 - Son Güncelleme: 18 Ekim 2020 Pazar, 20:10
Font1 Font2 Font3 Font4



Yazar Yiğit Caner Ertoşi Kimdir?
Öylesine uzaktı ki hayatı bir yazar olmaya, daha o güne dek sevgilisine mektup bile yazmamıştı Yiğit Caner Ertoşi. 

 

Altın Kalem

Yazar Yiğit Caner Ertoşi;

 

Marilyn Manson’un dediği gibi o da  “Cennetin gözünde değerli olan her şeyi yaktı.” 

1990 yılında Van’ın Başkale ilçesinde Haziran ayının 15’inde dünyaya geldi. İkizler burcu olması onun için çok büyük bir şansken, çevresi için imtihan oldu.

 

Amerika San Francisco Dominican Üniversitesi’ne İngilizce eğitimi için giden Yiğit Caner Ertoşi,  kokain ile başlayan ve 9 yıl boyunca sürecek olan dostluklarına dair atılmış ilk adımın bu şehir olduğunu planlamamıştı. İkisi de birbirini öylesine çok sevmişti ki ayrı geçen günleri neredeyse yok denecek azdı. Bağımlılığından kurtulmak adına ülkesine geri döndü ve bir daha Amerika’ya dönmeyi hiç düşünmedi. 

 

Alışkanlığından kurtulmak adına ülkesinde okumaya karar veren Ertoşi, Beykent Üniversitesi’nde İç Mimarlık bölümünü kazandı. Akabinde Montesorri Felsefesi ve 3. göz ilmi olmak üzere psikanaliz üzerine sertifikalar aldı. Fort State Üniversitesi’nde Felsefe eğitimini ise çok sonra tamamlayacaktı. 

 

Dünya genelinde 3 milyon, Türkiye’de ise 300 bin nüfusu olan Ertoşi Aşireti mensubu yazarın asıl hikâyesinin çarpıcı tarafı “Anne İtiraf Ediyorum” adlı ilk eserinde yer alıyordu. 

 

Yazar olacağı sonraki yıllara yaptığı en büyük yatırımın sermayesinin bu büyük acı olacağını bilemezdi… 

 

3 yaşında anneannesi tarafından tuvalette kilitli olarak yaşadığı 1 yılın ardından, 27 yıl boyunca annesini bir tek gün bile görmeden yaşadı… Bu süreçte de annesini aramaktan bir an bile vazgeçmedi. 

 

Babasıyla olan bağlarını koparmak için, hiç tanımadığı annesine dair haksızlık yapıldığını düşündüğünden, 18 yaşına basar basmaz soluğu adliyede aldı. Sanki o günü beklermişçesine, bir gün dahi geciktirmeden babasını, babalık hakkından mahrum bıraktığı davasını kazandı. 

 

Ertoşi ile babasının yıldızı hiç tutuşmadı, öyle ki genç yazar bir tek gün dahi biyolojik babasına, baba diye hitap etmedi. 

 

Hızlı bir yaşamın içinden gelen yazar popüler kültürün bir parçası, hatta yaşadığı hızlı yaşamıyla üniversite yıllarında dikkatleri üzerine çeken sıra dışı bir kişilikti. 

 

Ertoşi, yanlış çevre edinmek hususunda fazlasıyla başarılı idi… Bu başarısından dolayı başlayan gayrimeşru yaşamı, kalem tutmadan önce silahları tutuyor sadece. 

 

Kumarhane, Otel, Galeri, Rent A Car,  Restoran, Kafe,  meyhane  gibi bir çok iş deneyiminden geçerken soluğu Metris Cezaevinde alması kaçınılmazı oluyor.  

 

İşte, yazar ilk eseri “Anne İtiraf Ediyorum” kitabını burada yazmaya karar veriyor. Silahlı yaralamadan sebep girdiği cezaevi, onu ıslah eden son durak görevini üsteniyor. 

 

İlk eserinde, hayatını anlattığı kitabıyla; “En İyi Biyografi Romanı” dalında Altın Kalem Ödülü’ne layık görülürken, yazar, hemen ardından Türkiye Yazarlar Birliği “Radikal Kalem”, “Mevlana Hakikat ve Tasavvuf Ödülleri” gibi birçok önemli ödüle sahiplik ediyor.

 

Yaşamına onlarca intihar sığdırmayı başarmış Ertoşi… Hepsinden ölüme ramak kala dönebilmesi ise şans değil aslında… Yazacaklarına ayrılan zamanı olduğundan her girişimi başarısızlık ile sonlanmış. 

 

Ertoşi bugün yine en mutlu halinde bile ölümün mutlak huzur getireceğini savunuyor. 

 

Cezaevinden 6 ay kadar kısa bir sürede tahliye olmayı başaran yazar, kendisini büyüten babaannesinin ölümü üzerine memleketi olan Van‘a dönüyor. Orada halası Dr. Hazan Caner’in eşliğinde bağımlılıkları üzerine tüm yıkımların kararını veriyor. 

 

“İnsana kendisinden başka hiç kimse el uzatamaz acınası haline…” diyen Yiğit Caner Ertoşi,  8 ay gibi bir zaman dilimini bir göz odanın içerisinde geçiriyor, yemeklerini burada yiyor, burada uyuyor, burada okuyor ve burada uyanıyor güne. Ve dünyada bir ilk olan “Ölülerle Röportaj” fikrinin ilhamı tam da bu odada geliyor. Ölülerle Röportaj isimli kitabı kendini camiaya kabullendirmesinde en büyük kolaylık olurken, ilhamlarının ardı arkası inovasyon değeri olan diğer kitapları ile devam ediyor.

 

Yiğit Caner Ertoşi’nin 2019 yılında babası adına verdiği röportajının çıplaklığı ise okurlarının tüylerini ürpertirken, onun için sadece alınmış bir intikamın makalesiydi… Babasına armağan ettiği hesap günüydü belli ki. 

 

Yazarın uyuşturucu ile geçen kayıp sandığı yılları aslında yazar olacağı güne kadar geçen süreçte sadece deneyim ve birikmesi gereken tecrübelerin sermayesiydi ileride kalemi için…

 

Ama o, bundan habersizdi… Öylesine uzaktı ki hayatı bir yazar olmaya, daha o güne dek sevgilisine mektup bile yazmamıştı Yiğit Caner Ertoşi. 

 

 

Annesine dair hiç kötü bir duygu edinmedi… 30 yıl sonra ilk gördüğü gün bile sormadı neredeydin diye… Sadece devam etti hikâyesine kaldığı yerden. Öncesi yokmuş gibi devam etti.  

 

30 yılın ardından annesi ile kavuşan Yiğit Caner Ertoşi şimdilerde annesi ile birlikte yaşıyor.  10 ayda 10 kitap yazan yazarın her bir kitabının dünyada ilk olması ise onu ayrı kılan yaratıcı tarafı. 

 

Kitaplar ile tanışan Yiğit Caner Ertoşi, hemen hemen tüm vaktini okumak ve de yazmak için ayırıyor… Onun için başka bir erdem yok. 

 

Adam olmaz diyenlere inat tüm o kirli geçmişin üzerine kalem çekmeyi başaran yazar, bugünlerde birçok önemli sosyal sorumluluk projesine dair öncü adımlar atıyor. 

 

‘Çocuklar Gelinlik Giymesin, Okula Gitsin’ projesi kapsamında kitap sayfalarından oluşan gelinlik tasarlayan Yiğit Caner Ertoşi, küçük yaştaki çocukların evlendirilmesine karşı başlattığı projesi ile gerek ulusal gerekse uluslararası arenada büyük takdir topladı. 

 

Tek yönlü bir kaleme sahip olmayan yazar, roman olmak üzere hemen hemen her kategoride yazabilecek kadar zengin birikimleri ile bugün İngiltere ve Amerika’nın prestijli yayınevleri ile görüşmelerini sürdürüyor, yazdığı çocuk kitaplarının tüm gelirini ise ömür boyu olmak üzere yine çocuklara armağan ediyor.

 

Kitaplarının kapağında aşiretinin adı olan “ERTOŞİ” adını kullanmasının en önemli nedeni ise insanların zihinlerindeki ön yargıyı yıkmak. 

 

Bunun önyargıdan ziyade akranlarına öncülük eden bir örnek olması adına, özenle her yerde paylaştığını belirten Yiğit Caner Ertoşi, “Yöresel kadere inanmam; ama yörenin kaderini değiştirebilen kaderlerin kalabalığına inancım tamdır.  Ben, yani ben dediğim nefsim, ötekilerden farklı beslenir.” diyor. 

 

Sosyalmedya hesapları. 

 

Twitter Twitter.com/yigitertosi

instagram: instagram.com/ertosiyazar

instagram.com/ertosiyigit

#yigitcanerertosi 


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!