ÖNE ÇIKAN HABERLER

Yazar Haydar Düzgün ile Röportaj
Eklenme Tarihi: 21 Aralık 2017, Perşembe 02:41 - Son Güncelleme: 21 Aralık 2017 Perşembe, 02:42
Font1 Font2 Font3 Font4



Yazar Haydar Düzgün ile Röportaj
Kelimelerin gücünü kabul etmek, onlardan korkmamaktır, kendi gerçekliğine, varoluşuna açılan bir kapıdır yazmak. Kafanın içinde, susmak nedir bilmeyen seslerden birini seçmektir, diğerlerini susturmak pahasına. Kim olduğuna karar vermektir, kendinle yüzleşmektir. Yazmak cesur insanların işidir. İşte sizlere cesur insan yazar HAYDAR DÜZGÜN ile röportaj....

S. Serra Erdoğan : Merhaba, ilk olarak kendiniz hakkında bizi biraz bilgilendirir misiniz?

 

Haydar Düzgün : 12.05.1960 yılında, Tunceli ili Nazimiye kazasında dünyaya geldim. Memur bir babanın çocuğu olarak Türkiye'nin değişik illerinde yaşamım geçti. İlkokulu Sivas'ın Ulaş ilçesinde, Ortaokulu Erzurum'un Ilıca ilçesinde, Liseyi Erzurum Lisesi'nde okudum. Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü'nden, 1998-1999 döneminde mezun oldum. 

Askerlik dönüşü, İstanbul Belediyesi Tanzim Satışlar Müdürlüğü'nde; Mağaza Şefi olarak bir süre görev yaptım. Daha sonra evlenerek Almanya'ya gittim. Almanya'da emekçi olarak çalışmaya başladım.

 

Sizce yazarlık nedir ?

 

Bence yazarlık, bilgi birikimlerinin, gözlemlerimizin katkıları ve hayal gücümüzün verdiği kurgu ile satırların buluşmasıdır. İçimizde ki, saklı kentlerin bir kanal bularak açığa çıkmasıdır.

 

 

Hayatınızda en fazla iz bırakan olay veya durum nedir?

 

Çok duygusal bir yapıya sahip olduğum için her türlü olay beni yakından ilgilendiriyor. Bir İstanbul depremi ve acısı hala yüreklerimizde, Gezi olayları ve en son ülkemizde cereyan eden kalkışma hepimizi yakından ilgilendirdiği gibi beni de yakından ilgilendiriyor. Orta Doğu ve Dünya'da cereyan eden olaylar ile çok alakalıyım. 

 

Kitabınızı nasıl yazmaya karar verdiniz ? Kitabınızın içeriğinden biraz bahseder misiniz ?

Kitabımı, Hürriyet Gazetesi'nde okuduğum bir gurbetçinin kısa hayat hikayesini okuduğumda çok duygulandım ve yazmaya başladım. Ülkemi kültürel ve tarihi değerleri ile tanıtmaya çalıştım. Bizlerin hikayesini yazdım. Gurbet çok acıdır, gurbet kahrı çekmek kolay bir iş değildir. "Emek yüce bir değerdir, alın teri kutsaldır." 1960 yılında Ankara Antlaşması ile ümit yolculuğuna çıkan gurbetçilerimizin öyküsünü anlattım. Küreselleşen dünyada, sosyal ve psikolojik açıdan misafir işçilerin gittikleri ülkede karşılaştıkları zorlukları ve kültürler arası çatışmanın ortasındaki sıkıntılarını ve bunları aşmak için gösterdikleri çabaları dile getirdim. Kitabım, karanlığın bilinmez denkleminden, sabahı kucaklayan ışıkların gücünü anlatan öykülerden oluşmaktadır.

 

 

 

Hayal gücünüz çok geniş ve renkli olmalı. Bununla ilgili neler söyleyebilirsiniz?

 

Hayal gücüm çok yüksektir. Hayal gücümün rengini ve gücünü Anne Annem ve Annemin anlattığı masalların katkısı olduğu kadar okul dönemindeki öğretmenlerimizin katkısı büyüktür. Aynı zamanda çok okumasını seven ve araştırma istemi içinde olan bir yapıya sahibim. Objektif ve sübjektif etkenler çok fazladır. Dinlediklerim, okuduklarımın hayal gücümü pozitif etkilediğine şahit oldum.

 

Yazarken olmazsa olmazlarınız var mı? ( örn. çay-kahve içmek gibi )

 

Yazarken, kahve içmeyi tercih ediyorum. Zinde yazmama katkısı oluyor.

 

 

Bir yazar için zaman ne demektir?

 

Bir yazar için zaman çok önemlidir. Yaşamımız sonsuz değil, onun için daha çok ürün verebilmek adına zamanı iyi değerlendirmemiz gerekiyor. 

 

Günlük hayat kaleminizi nasıl etkiliyor ?

 

Günlük hayatımı kalemimin yazması için iyi değerlendirmeye çaba gösteriyorum. Bir, iki saat okumanın ardından yazılarımı yazmaya başlıyorum.

 

 

Ufukta yeni bir kitap var mı ?

Evet, ufukta yeni bir kitap çalışmam var. Gezi Olaylarını anlattığım içerik olarak zengin duygu ve tarihi, sosyal dokumuzun anahtarı psikolojik etkilerin yanında; siyasal gelişmelerini dile getirmeye çalıştığım, bir romanı bitirmek üzereyim. 

 

Bir yazar olarak okuyucularınıza mesajlarınız nelerdir?

 

İnsan dünyaya bir kez geliyor. Onun için zamanımızı iyi değerlendirmeliyiz. Kişisel gelişmemize çok önem ve değer vermeliyiz. Öğrenim ve öğretimin yanında değişik türden kitaplar okuyarak; zengin bir kültürün ve yaşamın sahibi olmak için çaba göstermeliyiz.

 

Bana bu fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederim.

 

Biz teşekkür ederiz.


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!