ÖNE ÇIKAN HABERLER

Vefatının 10. yıldönümünde Erdem Beyazıt’ı rahmetle anıyoruz
Eklenme Tarihi: 6 Temmuz 2018, Cuma 10:59 - Son Güncelleme: 6 Temmuz 2018 Cuma, 10:59
Font1 Font2 Font3 Font4



Vefatının 10. yıldönümünde Erdem Beyazıt’ı rahmetle anıyoruz
“dünyanın en uzun hüznü yağıyor, yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne”.

Şairlerin şiiri öyle delice sevmesini anlarım, her sözcüğü anlamından kopmadan ılık rüzgarda bir uçurtma gibi gezdirir şair/ şairler. Kolay iş değil şair olmak, acizane bunu bilirim. Yaz deyince olmaz, ol deyince olmaz; başka türlü bir uğraşı… Zorlu, Erdem'li bir yaşamın en sahici şiirlerini yazmıştır şair; Edebiyat öğretmenliği dışında birçok işle meşgul olmuş, şiir sanatında her daim bulunmuş müstesna, kendine has bir karakterdir. Saf, temiz, duru şiirleri daim olsun. bir şiiri: 

kar altında hüzün denemesi

dünyanın en uzun hüznü yağıyor, 
yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne. 
kar yağıyor ve sen gidiyorsun, 
ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun, 
belki bulmağa gidiyorsun kaybettiğimizi 
o insan ve tabiat çağını. 

dön bana ve dinle! 
kuşlar uçuşuyor içimde. 

loş bir keman solosu gibi 
kuşların uçuştuğunu içimde, 
dön bana ve dinle. 

karanlık denizlerin dibinde, 
birtakım incilerin olduğunu 
birtakım incilere ve hatıralara 
neden bağlı olduğumuzu unutma. 

duy beni ve dinle! 
denizler boğuşuyor içimde. 

unutma diyorum ama sen anla, 
anlat bizim de yaşamak istediğimizi onlara…

……
 

 

bir başka şirinde ise sanki çok tanıdık bir simayı anlatıyor, şöyle: 

yaşımdan yorgun, yaşımdan telaşlıyım bugünlerde
kaç yaşındayım sahi saymadım, bilmiyorum…
belki kırklarımdayım, belki otuzlarımda
belki de doksan sene yuvarlandım bu dünyanın sırtında
hiç bilmiyorum! hayat taviz vermediği hızı ve kavgasıyla akıp gidiyor
baharın rahiyasından akıp coşan çiçeklerle hatırlıyorum lise yıllarımızı
kimimize kış, kimimize bahar olup canıyla değen babalarımızı
bu memlekette insanlar belki de en çok baba sancısıyla inliyor, en çok baba deyince aklımıza gelir çocukluğumuz..
mazinin araladığı perdeden sızıyor eski günler
onlarla kavgalı onlarla sevdalı olduğumuz
en çok baba yokluğunun hüsranıyla kızıyormuş zaman ayrılığın yarasını
insan baba olunca anlıyormuş babasını…


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!