BCA Times
  ÖNE ÇIKAN HABERLER
  • Yazar Nuray Dülgar ile Röportaj
    Yazar Nuray Dülgar ile Röportaj
  • Quentin Tarantino, Bir Zamanlar… Hollywood’da romanına dair ipuçları verdi
    Quentin Tarantino, Bir Zamanlar… Hollywood’da romanına dair ipuçları verdi
  • Ressam Vincent Van Gogh kulağını neden kesti? Van Gogh şizofren mi dahi miydi?
    Ressam Vincent Van Gogh kulağını neden kesti? Van Gogh şizofren mi dahi miydi?
  • Nuri Bilge Ceylan’ın Kuru Otlar Üstüne adlı yeni filmine 470 bin euro destek
    Nuri Bilge Ceylan’ın Kuru Otlar Üstüne adlı yeni filmine 470 bin euro destek
  • ”Türk’ün Gizlenen Bilgisini Arayan Türk” Romanının Yazarı Hani Astolin ile Röportaj
    ”Türk’ün Gizlenen Bilgisini Arayan Türk” Romanının Yazarı Hani Astolin ile Röportaj
  • Yazar Yiğit Caner Ertoşi Kimdir?
    Yazar Yiğit Caner Ertoşi Kimdir?
  • THE  FRENCH DREAM’S ARMOR: MACRON  
    THE  FRENCH DREAM’S ARMOR: MACRON  
  • Türk öğrenciye Cannes’dan ödül
    Türk öğrenciye Cannes’dan ödül
  • ‘Dara Antik Kenti üç yıl içinde UNESCO Listesi’ne girecek’
    ‘Dara Antik Kenti üç yıl içinde UNESCO Listesi’ne girecek’
  • Kutsal Emanetler’in gizli yolculuğu belgesel film oluyor
    Kutsal Emanetler’in gizli yolculuğu belgesel film oluyor




YAZARLAR

Serdar BOZDOĞAN
Serdar BOZDOĞAN / Araştırmacı Yazar
Eklenme Tarihi: 16 Aralık 2017, Cumartesi 01:41 - Son Güncelleme: 16 Aralık 2017 Cumartesi, 01:43
Font1 Font2 Font3 Font4



Vatan Ve Cumhuriyet Çalışkan İnsanların Omuzlarında Yükselir Vatanını En Çok Seven Görevini En İyi Yapandır

"Yolunda yürüyen bir yolcunun yalnız ufku görmesi yeterli değildir. Muhakkak ufkun ötesini de görmesi ve bilmesi gereklidir."

 

Dünyayı algılayamayan, süreci okuyamayan, analiz oluşturamayan, teori üretemeyen, stratejik plan ve programlara uyum sağlayamayan, ideolojik ve rakip olma refleksi içerisinde kabuk tutan, yerini korumak için lider kabul ettiği kişi veya mecraya biat ediyor intibaında kendini gizlemek isteyen kişiden ne siyasetçi ne de bürokrat olur.

 

Bürokratik sistemler artık bir hantallıktan arındırılmış şekilde kamu hizmetine hız katacak seviyeye erişmeli. Bunu gerçekleştirirken referans uygulamasının yerini kimlik ve liyakat almalı.

 

Şu bir gerçektir ki, hakiki sadakat sadece dava bütünlüğünü güç ile tanışmadan ideal olarak benimseyip, kanun ve kaidelere uyum sağlayan, meşru yönetime köstek olmayan düşünce sahipleri sergiler. Beyin ile ruh arasında bunu ilke haline getirerek belirli bir kalıba sahip olarak milli ve manevi değerlere bağlı olarak hayat sürecinde o istikamet üzere ömür sürenlerin sunacağı bir ikramdır.

 

Geriye kalanlar ise sesi güzel olmasa da boya ve cila ile göz yanıltarak müzik eşliğinde sergilenen maharete benzer. Güç gittiğinde takke düşer kel görünür, gelen yeni güce tabi olup eski güç sahiplerine köstek olur.

 

Devlet yönetiminde milli bir vizyon olmalı. Bu vizyonun bir uyum kriteri yâda belirli bir standart olmalı. Hangi iş olursa olsun bu sokaktaki çöpü toplamaktan devletin en üst mertebedeki görevine kadar kanun, kural ve kaideler öncülüğünde işlevsellik gösterip, oturduğu koltuğun cilvesine aldanıp nefsini azdırarak şımarmamalı.

 

Bir kamu personeli ve devletin hizmetlerini yerine getiren bir memur olunduğu bilinci bütün memur kitlesine aşılanarak devletin kalkınması temel esas alınmalı.

 

Yüksek kademe görevlere referans kültürü ile değil milli güvenlik kurulu tarafından gerçekleştirilecek bir mülakat ile görevde yeterliliğinin teyit ve tespiti ile güvenlik ve güvenirlilik testine tabi tutulmalıdır. Kurumdan sorumlu yürütme erki temsilci görev yapmak için atamak istediği yöneticiyi direk atamak yerine onu milli güvenlik mülakatına sevk ederek bilgi, birikim ve kabiliyet açısından konuya ne kadar sahip olduğu tespit edilmeli.

 

Kişiler gelip geçici, devlet sistemi ise kalıcı olandır. Hatalarda şahıs değil devlet zarar görür. Hatalarda hatayı yapan değil devleti yöneten cumhurbaşkanı başarısız bulunur. Bunun olmaması için yönetim kadrosu kriterleri kimlik ve liyakat öncelikli başlamalı.

 

Bu işlem hiçbir siyasi baskıya maruz kalmaksızın yürürlüğü sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilen değerlendirme ile işin ehline verilerek kalkınma politikaları güven içerisinde temin edilecektir. Böylece kimse kimseyi kandıramaz. Kimse kimseye de kanmaz.

 

(Büyükelçi, müsteşar, müsteşar yardımcısı, vali, genel müdür, genel müdür yardımcısı, başkan, başkan yardımcısı, genel sekreter, genel sekreter yardımcısı, vilayetlerde görev yapacak cumhuriyet başsavcıları vb. üst düzey memurlar kurum ayırt edilmeksizin milli güvenlik mülakatına tabi tutulmalıdır.)

 

Böyle bir uygulama geçmiş zaman aşamasında uygulanıyor olsaydı dönemin içişleri bakanı; 17-25 Aralık'tan sonra yürütülen tahkikatta 81 il emniyet müdüründen 74' ü fetö’cüymüş diyerek acı bir gerçeği dile getirmek zorunda kalmayacaktı. Çünkü böyle bir acizlik olmayacaktı.

 

Saha kabiliyeti olmayan, mücadele azmine erişmeyen, yenilikleri kavrayamayan, adaptasyon kuramayan, çözüm stratejisi oluşturamayan bir kişi liyakatin bilincinde olamaz. Liyakatin bilincinde olmayanın çözüm üretimi ve enformasyon akışı olmaz. Çözüm üretimi ve enformasyon akışı olmayan kişinin kimliği olmaz. Kimliği olmayan bir kişinin ülkenin kalkınmasına katkısı olmaz. Ülkenin kalkınmasına katkısı olmayan bir kişinin varlığı sadece kalabalık oluşturur. Bu kalabalığın devamlılığı cıvıklık ve yağcılık ile sürdürülebilir.

 

Milli güvenlik mülakatı ile göreve gelen üst düzey yöneticiler kimlik ve liyakat sahibi olup, ülkenin kalkınması, devletin güvenliği ve milletin refahı temel dayanak ve esas ilke olacaktır.

 

İlke ve prensip sahibi yöneticiler eşliğinde işlevsellik kazanan bir kurum bünyesinde o kurumun daireleri de aynı ilke ve prensip doğrultusunda şekil alacaktır.

 

İlke ve prensip içerisinde çalışan kurum daireleri sayesinde bütün departman ve bu alanlarda çalışan memurlar aynı istikamet üzere ülkenin kalkınması için çalışıp gayret edeceklerdir.

 

Balık baştan kokar atasözünü ele alarak konuyu izah etmek istersek şayet, bir kurumun yöneticisi işin ehli değilse makarnayı pilav olarak görür. Zarar ve ziyan aşamasında referans kültürü arkasına saklanarak dış düşman aramaya kalkar. Bu ve benzeri aksilik ve başarısızlıklar devlet sisteminde paralellik oluşturarak yasadışı yapılanmalara neden olur.

 

FETÖ, PKK ve bütün yasadışı olan zararlı örgütlerle mücadele etmek için güçlü bir kamu yönetimi ve bürokrasi sistemine ihtiyaç duyulmaktadır. Daha da mühim olanı makarnayı pilav olarak görmeyip, makarnayı makarna, pilavı pilav olarak gören ve sağlamasını yapan idarecilere ihtiyaç duyulmaktadır.

 

Fotoğrafa doğru açıdan bakmanın vakti gelmiştir.

 

Vatan ve cumhuriyet çalışkan insanların omuzlarında yükselir. Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır, diyen Gazi Mustafa Kemal Paşa bir asır önce cumhuriyetin kuruluşunda gelecek kuşaklara bu hassas noktayı ve çözüm politikasının ne olduğu nasihatini miras bırakmıştır.

 

 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN