ÖNE ÇIKAN HABERLER

Türkiyenin En Genç Yazarı ile Röportaj
Eklenme Tarihi: 30 Eylül 2017, Cumartesi 00:33 - Son Güncelleme: 30 Eylül 2017 Cumartesi, 00:37
Font1 Font2 Font3 Font4



Türkiyenin En Genç Yazarı ile Röportaj
Okumak dokunmaksa yazmak koşmaktır. Koşunca daha güzel atıyor ya kalp, ondan mı bilmem ama yazdıkça kalbime de iyi geliyor.

S.Serra Erdoğan : Merhaba, ilk olarak kendiniz hakkında bizi biraz bilgilendirir misiniz?

 

Selcan Kuloğlu : 6 ağustos 1999 Trabzon doğumluyum. Çocukluğumu Trabzon Samsun arasında geçirdim.19 yaşındayım ve Ordu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili Ve Edebiyatı bölümü birinci sınıf öğrencisiyim. Edebiyata ve yazmaya aşığım. Şuan da ikinci kitabımı yazmaktayım. Ve ilerde akademisyen olmak, mastırımı da Oxford üniversitesinde yapmak istiyorum. Kendi çapımda bir kitap kafe açmak hayallerimin arasında da yok değil. Ve en büyük hayallerimden biri olan Nobel Edebiyat ödülünü kazanmak istiyorum.

 

 

S.Serra Erdoğan :  Sizce yazarlık nedir ?

 

Selcan Kuloğlu : Bana göre yazarlık insanların karşılıklı oturup konuşamadıkları, birbirlerine söyleyemediklerini yazarak birbirlerine anlatmalarıdır.

 

S.Serra Erdoğan : Kitabınızı nasıl yazmaya karar verdiniz ?  Kitabınızın içeriğinden biraz bahseder misiniz ?

 

Selcan Kuloğlu :  Herkesin bir hikayesi vardır. Benimde kendi hikayem var, başrolüne başkasını koyup figüranı benim olduğum. Kitap yazma gibi bir hayalim yoktu. Ben sadece hikayemi yazdım ve her şeyi akışına bıraktım. Sonuçta ortada. İçerik olarak da türü deneme konusu aşk. Kısa kısa hikayelerden ve sözlerden oluşuyor.

 

S.Serra Erdoğan : Hayal gücünüz çok geniş ve renkli olmalı. Bununla ilgili neler söyleyebilirsiniz?

 

 

Selcan Kuloğlu :  Evet hayal gücüm çok renkli. Olup olmadık şeylerin bile hayalini kuruyorum. İmkansız veya mucize gibi şeylerin değil. Çünkü benim dünyamda imkansız da mucize de var. İnsan hayal ettiği kadardır. İmkansız da mucize de bir gün olur. Hayal gücüm kadar karakterim de renkli ve hayal gücümün renkliliğini gülüşümden ve karakterimden aldığını düşünüyorum.

 

S.Serra Erdoğan : Yazarken olmazsa olmazlarınız var mı? ( örn. çay-kahve içmek gibi )

 

Selcan Kuloğlu :  Yazılarımı yazarken olmazsa olmazım üzüntüdür. Evet çok şaşıracaksınız ama öyle. Herkes gibi olmazsa olmazlarım vardır. Çay içmek mesela olmazsa olmazım. Ama yazarken ruhumun besini üzüntüdür. Üzgünsem ortaya bir eser koyabilirim. 

 

 

S.Serra Erdoğan : Bir yazar için zaman ne demektir?

 

Selcan Kuloğlu : Benim tabirimle "zaman sonsuzluğun için de kayboluştur."

 

 

 

S.Serra Erdoğan :  Bir yazar olarak okuyucularınıza  mesajlarınız nelerdir?

 

Selcan Kuloğlu : Değmiyor arkadaşlar. Ne sevdiğinize, ne sövdüğünüze. Herkese değer vermeyin. Değmiyorlar çünkü. Bu hayatta illa değer verecekseniz kendinize verin. En çok kendinizi sevin. Başkalarını mutlu etmek için değil de kendinizi mutlu etmek için uğraşın. Sizi kaybeden bir insanı kazanmak için uğraşmayın. Kaybeden o. Bırakın o sizi kazanmak için uğraşsın. Bu hayatta siz var olduğunuz sürece her şey sizin emrinize amade. İnsanlar için uğraşmayı bırakın. Biraz da kendiniz için uğraşmayı denesenize. O insanların sizi mutlu etmesine gerek yok. Siz kendi kendinizi mutlu edebilirsiniz. Kimseye ihtiyacınız yok. Alin elinize kitabınızı kahvenizi, geçin cam kenarına. İnanın bu sizi daha mutlu edecektir. Son olarak da hayallerinizden asla vazgeçmeyin gerekirse hayallerinize engel olan insandan vazgeçin ama ne olursa olsun hayallerinizden vazgeçmeyin.


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!