BCA Times
  ÖNE ÇIKAN HABERLER
  • <strong>Altın Kalem Ödüllü Yazar Metin ŞAHİN ile Röportaj</strong>
    Altın Kalem Ödüllü Yazar Metin ŞAHİN ile Röportaj
  • Kahramanmaraş’ta 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi
    Kahramanmaraş’ta 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi
  • Yazar Prof. Dr. Dr. Naim Derebaşı ile Röportaj
    Yazar Prof. Dr. Dr. Naim Derebaşı ile Röportaj
  • Yazar Rıdvan Serin ile Röportaj
    Yazar Rıdvan Serin ile Röportaj
  • Yazar İhsan Kutlu ile Röportaj
    Yazar İhsan Kutlu ile Röportaj
  • Yazar Ümmühan Yaşar ile Röportaj
    Yazar Ümmühan Yaşar ile Röportaj
  • Altın Kalem Ödülleri Sahiplerini Buluyor
    Altın Kalem Ödülleri Sahiplerini Buluyor
  • Hayatınızı Değiştirecek 20 İnanılmaz Paulo Coelho Sözleri
    Hayatınızı Değiştirecek 20 İnanılmaz Paulo Coelho Sözleri
  • Abdülhamid Han’ın Altın Saati Açık Artırmada
    Abdülhamid Han’ın Altın Saati Açık Artırmada
  • Berlin Indie Film Awards’tan ”Leyla Hanım” Filmine Ödül
    Berlin Indie Film Awards’tan ”Leyla Hanım” Filmine Ödül




YAZARLAR

Onur AKBAŞ / Yazar
Onur AKBAŞ / Yazar
Eklenme Tarihi: 16 Ekim 2017, Pazartesi 00:52 - Son Güncelleme: 16 Ekim 2017 Pazartesi, 00:52
Font1 Font2 Font3 Font4



Siz Hiç Edebiyatçı Gördünüz mü ?

      Gördüm edebimden yüzüne bakamadım diye cevaplasam kaç tıklanma alır? Ya da “trend topic” olur mu? Ama altına bir Elif Şafak yazsam ya da Tuna Kiremitçi? “Ah şimdi bekar olmak vardı?” diyenler eşlerinize söylerim ona göre… Cemal Süreya yazsam sanal alemde kaç ergen “tiki” “Onun öyle bir mısraı yok…” diye itiraz eder? Gerçi şu sıralar pembe kaplı “Aşk” romanı alıntıları pirim yapmıyor ama parantez içinde bir Fi Çi Pi patlatsam paylaşım rekoru kırar diyeceğim Lakin yazarının başı şu sıralar kendisine intihal isnat edenlerle dertte diye duydum. Allah var, ondan hiçbir zaman edebiyatçılık iddiası duymadım kitaplarına cinsellik isnat edenleri de anlamıyorum doğrusu. Yahu kadıncağız psikolog ne yaptı yani çıkıp ben “şöyleyim” mi dedi? Hayatın bütün ünitelerini ele almaya çalıştı buna aklı olan kimsenin de itirazı yok. Şunca zamandır dizi ve sinema eleştirisi yazdım ve hep şunu söyledim “Cinsellik hayatın bir parçası olarak bir senaryoda yer alabilir. Ancak bizde reyting karşılığında adamın gözüne gözüne sahne sokmaya bir mesleğin televizyonculuk/romancılık şeklinde görünmüş hali denir.” Neyse konudan sapmayalım ne diyordum “Aşk” romanı pirim yapmıyor, demiştim. Sanatsal ve edebi niteliği daha ağır basan eserler ve kuramlarla ilgilendiğimden olacak son çıkan kitabının adını sorsanız hicap içinde boyun bükerim. Aşk romanını da yeni çıktığı zamanlarda Bab-ı Esrar’ın pirim yaptığı sıralarda sürümden kazanmak için yazılıverip de sonra Mevlana’ya kendisinden yüzyıl sonra yazılmış bir eseri okuttuğuna dair bir edibemizin “ününden pay kapmak için” ortaya atılan bu dedikodulara inanmadım.  Bir ara proje yazarlar ve onların yazdıkları paramiliter eserler üzerine yapmak istediğim bir çalışmadan dolayı ismi aklıma gelenlerdendi. Bir de birkaç gün evvel cinsel kimliğine dair söyledikleri ile hatırladım Elif Shafak’ı. Yine edebiyat yanım sızladı. Aklıma geldikçe kızdığım, 2015’ten beri üzerine düşündüğüm kurgu, kurgunun kaderi ve bilinçaltına dair The Guardian’dan mülhem bir soruşturmanın ediple romansçı/novellacıyı birbirine karıştırmamdan mütevellit ziyanını düşünmekten yeni kurtulmuşken bu da neyin nesiydi? Edebiyat nedir? Edebiyatçı kime denir? Roman kurgu bunun neresindedir yollu can sıkıcı ve malum Türk muharrirlerimizin malumu olan basit bir mevzuyu açıp da can sıkacak değilim. Bırakın bununla Terry Eagleton gibi cahil cühela uğraşsın. Memleketin cinsel kimlik sorunu krize dönüşüp borsayı alt üst ettikten sonra toplumsal gerçekçi ulemayı hizmet bekler. Ama artık belli ilgi alanı ya da meslek konusunda bir karara varmanın ileride çocuklarımız için tarih olacak bugünlerde, edebiyat tarihine ciddi bir hizmet olacağı kanaatindeyim.

 

Dünyada Edebiyatçı: Normal mahfillerde evrensel anlamda sanatçı, şair ve edebiyatçı denildiği zaman belli bir estetik anlayışa gör eserlerini ortaya koyan ve kendi sanatı üzerine düşünen kişiye denir.

 

Türkiye’de Edebiyatçı: Yukarıdaki tanım onlar için de geçerli olmakla birlikte, genellikle dünyadaki meslektaşlarına göre daha geç yaşta ya da ölümlerinin eşiğinde fark edilirler. Yedek reklam sayfası olarak kullanılan kültür-sanat sayfalarının alt kısmında şanslı olanlar da ilk sayfanın köşesinde bucağında yer bulur. Siz onları göremezsiniz. Genel de nitelikli okur, onları okur. (Selim İleri, Sevinç Çokum, Haydar Ergülen, Senem Gezeroğlu, Gülce Başer, Adalet Ağaoğlu, Necip Tosun v.b.)

 

Türkiye’de Kendilerine Edebiyatçı (Sanatçı) Diyenler/Denilenler/Para Verip Dedirtenler: Avrupa’da moda olan bir sorunu Türkiye’de dile getirirler. Öyle bir sorun yoksa varmış gibi yaparlar. Olmazsa (bu satırları yazanın pek çok yazısında dile getirdiği cinsel suçların rahat tartışılabilecek her teşebbüsü destekleyen tutumunun hakkı saklıdır.) cinsel kimlik üzerinden marjinal iki laf söyleyip veya bir veya birkaç kesimin kutsalına hakaretle görünmeye çalışıp çabuk kaybolanlar,(Bunlardan bir ihtiyar kurbana baya bir takmıştı. Bir ara bir dizide de ehli beyt vatandaşlarımızı incitecek ehli beyt isimlerinden birisi bir hayvana verilmişti.) Konjonktür gereği “Allah de ötesini bırak..” deyip kısa yoldan işin Din merkezli ticaretini yaparken, başka vaziyette gündeme gelenler, tipi az düzgünse beyni görüntüsünün ardınca sürünüp yürüyen nazendelerimizin ruhlarına hitap eden içi boş romantizmle dolu Novellallar yazıp aleme edebiyatçı pozu kesen, öğretim üyeliği olmasa da beleşten “görevlilik” namıyla işi kapan, (Bunlardan bir ara evlenen iki “tipi düzgün” ayrılırken “Biz birbirini seven iki edebiyatçı idik” tarzı bir laf edince kahkahalarımız bizim edebiyat fakültesinin camlarını inletmişti.) Bunlara örnek vermeyeceğim zira eğitim anlayışında kötü örnek vermek gibi bir huyum yoktur. Zaten her yerde görünür bunlar.

 

       Neyse aslında adet üzere devamlı İngilizce yazdığım köşede İngilizce olarak Dan Brown’a cevap yetiştirmeye niyet etmiştim. Türkiye’de derin edebiyat gündemi ağır bastı. Haftaya aynı dille aynı şekilde devam ümidiyle…

 

                  


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN