BCA Times
  ÖNE ÇIKAN HABERLER
  • <strong>Altın Kalem Ödüllü Yazar Metin ŞAHİN ile Röportaj</strong>
    Altın Kalem Ödüllü Yazar Metin ŞAHİN ile Röportaj
  • Kahramanmaraş’ta 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi
    Kahramanmaraş’ta 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi
  • Yazar Prof. Dr. Dr. Naim Derebaşı ile Röportaj
    Yazar Prof. Dr. Dr. Naim Derebaşı ile Röportaj
  • Yazar Rıdvan Serin ile Röportaj
    Yazar Rıdvan Serin ile Röportaj
  • Yazar İhsan Kutlu ile Röportaj
    Yazar İhsan Kutlu ile Röportaj
  • Yazar Ümmühan Yaşar ile Röportaj
    Yazar Ümmühan Yaşar ile Röportaj
  • Altın Kalem Ödülleri Sahiplerini Buluyor
    Altın Kalem Ödülleri Sahiplerini Buluyor
  • Hayatınızı Değiştirecek 20 İnanılmaz Paulo Coelho Sözleri
    Hayatınızı Değiştirecek 20 İnanılmaz Paulo Coelho Sözleri
  • Abdülhamid Han’ın Altın Saati Açık Artırmada
    Abdülhamid Han’ın Altın Saati Açık Artırmada
  • Berlin Indie Film Awards’tan ”Leyla Hanım” Filmine Ödül
    Berlin Indie Film Awards’tan ”Leyla Hanım” Filmine Ödül




YAZARLAR

Kerim Mete
Kerim METE / Yazar - Ziraat Mühendisi
Eklenme Tarihi: 27 Şubat 2018, Salı 02:08 - Son Güncelleme: 27 Şubat 2018 Salı, 02:08
Font1 Font2 Font3 Font4



Sebze & Meyve

Neden pahalı ki;

İnsan, sağlığına dikkat ederek yaşaması için, sağlıklı gıdaya muhtaç ve ihtiyaç duyar noktadadır. Burada neyin daha sağlıklı neyin daha az risk taşıdığına bakmaksızın geçmişten beri alışageldiğimiz geleneksel besinlerimize ulaşma seviyemizden bahsetmek istiyorum. Anadolu topraklarımız kendine has bitki ve meyveleri bağrında kodlamış ve uzun yıllardır bu toprağın çocuklarını doyurmaya çalışıyor. Son yüzyılda artan dünya nüfusuna paralel ülkemizde de açlık ve diğer korkulardan, daha fazla üretim adına yeni çeşit ve tohumlara yönelerek, bize ait kodlarla şifrelenmiş sebze ve meyvelerimizi kaybeder noktaya geldik. Ama her şeye rağmen eli nasırlı ve helalinden toprağına son gücüyle kazma vuran çiftçimiz üretmeye devam etmektedir.

 

Sebzeyi, meyveyi üreten çiftçimize üretici veya yetiştirici  diyoruz. Üreticimizin ürettiği ürünlerin işlenmesi ve işlenmiş başka bir gıdaya dönüştürülmesi aşamasına ise gıda- tarım sanayisi  demekteyiz. Tüm bu üretilen besin maddelerini tüketene de tüketici diyoruz. Bu yazıda üretici  ve tüketici noktasını ele alacağız. Keşke sadece üretici ve tüketici olsa idi. Üretici ürettiğini tüketiciye başka eller değmeden satabilse idi.

Üretici emeğini son tüketiciye, ne yazıktır ki hiç gösteremeden kabzımal, komisyoncu, hal, sebze meyve toptancısı, pazarcı ve marketlere kaptırarak emeği elinden alınmaktadır. Sebze meyve üretimi diğer sanayi üretimi gibi görülemez. Bu üreticilerin emeğini ticaret adı altında uydurulmuş resmi veya gayri resmi kuruluşlar tarafından alınıp satılması önlenmelidir. Zira, tarlada bahçede 10 kuruş olan ürün son tüketicinin sofrasına on kat daha pahalıya ulaşmasının önüne geçilemez. Komisyoncu ve kabzımal her şeyi resmi vergilendirerek yapmış olsa bile bu emeğin içinden elini çekmesi gerekmektedir. Bu işi illerde belediyelerin kontrol ve denetiminde bulunan hallerin satın alma birimleri alıp satmalıdırlar. Bu şekilde depolarında bulundurdukları sebze ve meyveleri illerindeki son tüketici kontrol noktaları olan pazarcı ve marketlere satışını yapmalıdırlar. Son on yılda iki defa değiştirilmiş hal  yasası bir çok konuda yeni düzenlemeler ve iyi önlemler alarak üreticiyi ve tüketiciyi koruma amacına hizmet etmekle birlikte, üreticinin emeği üzerinde büyük bir gölge ve emek hırsızlığı yapan kuruluşları ticaret sisteminden çıkartacak önlemleri almalıdır. Bu amaçla elde edilecek fiyat istikrarı ve fiyat düşüklüğünden kaynaklanacak ek gelirin bir kısmı doğrudan sebze ve meyve üreticisine destek olarak verilmelidir. Bu destekler ise fiyatların daha da düşmesine neden olacak denge oluşturulacaktır.

 

Dalından şuan 60 krş  üreticiden alınan kaliteli bir portakalın zengin mühit manavlarında 600 krş normal halk pazarlarında 400 krş satıldığını görmeye ne kadar daha devam edeceğiz. Ülkemizde arz sıkıntısı yaşadığımız muzun fiyatı döviz artışından dolayı neredeyse 10 tl ye, Anamur muzumuzun fiyatını da neredeyse 8 tl ye satıldığını görünce, Anamur muzumuzun fiyatını iç piyasadan temin eden  tüccarın maliyeti acaba kaç tl dir. Arkadaşlar bu şekilde gıdadan kaynaklanan enflasyonun önüne geçmek imkansız hale gelmiştir. Çünkü hiçbir aşamasında emeği olmayan kişiler tarafından ticarete konu edilerek alım satımı yapılan aracıların  haksız kazançları, malın gerçek maliyetinin 5 kat üstüne çıkmaktadır.

 

Biz, şehirler arası yolculuk yaparken bile yol kenarlarında eli toprak kokan çiftçilerimizin , bahçesi ve tarlasında ürettiği domatesi sırf daha çok para kazansın diye  tezgahından pazar fiyatından daha pahalıya almayı göze alan bir toplum olarak, bu haksız aracı kazançlarının ortadan kalkmasını istiyoruz.

 

Allah, hepimize evvala   lezzetini alarak yemek yeme sağlığı versin ve buna şükretmemizi nasip etsin. Sonrasında yediklerimiz yiyeceklerin üreticilerini  hatırlayalım saygıyla.. 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN