BCA Times
  ÖNE ÇIKAN HABERLER
  • Kırmızı Kudüs Sergisi
    Kırmızı Kudüs Sergisi
  • Acıya uyanmak ya da uyanamamak / 17 Ağustos 1999
    Acıya uyanmak ya da uyanamamak / 17 Ağustos 1999
  • Yazar Aynur Öztürk ile Röportaj
    Yazar Aynur Öztürk ile Röportaj
  • 15TEMMUZ TÜRK MİLLETİNİN ZAFERİDİR
    15TEMMUZ TÜRK MİLLETİNİN ZAFERİDİR
  • Samimiyetsiz Mücahidler
    Samimiyetsiz Mücahidler
  • Lavanta Kokulu Mahmurluk
    Lavanta Kokulu Mahmurluk
  • Birbuğday başağındaki sır….
    Birbuğday başağındaki sır….
  • ŞEFFAF YELKENLİ
    ŞEFFAF YELKENLİ
  • YURTTA BARIŞ CİHANDA BARIŞ İLKESİ IŞIGINDA İLERLEYEN TÜRKİYE
    YURTTA BARIŞ CİHANDA BARIŞ İLKESİ IŞIGINDA İLERLEYEN TÜRKİYE
  •  KOLAY MATEMATİK 1+1=1
     KOLAY MATEMATİK 1+1=1




YAZARLAR

Seçkin ÇAKMAK
Seçkin ÇAKMAK
Eklenme Tarihi: 30 Haziran 2019, Pazar 19:16 - Son Güncelleme: 30 Haziran 2019 Pazar, 19:16
Font1 Font2 Font3 Font4



Samimiyetsiz Mücahidler

 

 

 

Samimi mücahid; Mukaddes İslam davasına hizmet etmeyi şiar edinmiş ve bu dava için her türlü çile ve ızdırabı çekmeyi göze almış, ihlas sahibi yiğit mücadele insanıdır.

 

Davasında Samimi Mücahid;

Asla pay istemez ve beklemez… Ganimet avcısı ve bekçisi değildir.

İslam davasını bir zenginleşme aracı görmez, Haram ve Helale son derece dikkat eder.

Bir ceketle başladığı bu mukaddes davada bir ceketle yaşamına son verir.

Masa – Kasa – Nisa (Makam, Para, Kadın) Karşısında etkilenmez, kapılmaz ve bozulmaz.

 

İslam’ı kılı kırk yararcasına yaşayarak örnek olur ve ‘’iyiliği emreder kötülükten meneder.’’

İslam davasında beraber yola çıktığı kardeşlerini rakip olarak görmez, ekip olarak görür.

32 ve 54 Farzı ezbere bilir, hayatı boyunca uygular ve günahında ısrar etmez tövbe eder.

Nasihat, Uyarı ve Eleştiriye açıktır. Şüpheli işlerden kaçar ve hesap veremeyeceği işlerin içine girmez.

Ehl-i Sünnet Vel Cemaat yolundadır. İslam düşmanları ve Sapık fırkalara karşı mücadele içinde olur.

Yaradılanı sever. Din, Dil, Irk, Görüş ve Cemaat ayrımı yapmaz ve ayrımcılığa müsaade etmez.

 

Birçok madde sıralayabilir ve açarak detaylandırabiliriz, Ancak meselemiz bu değildir. Meselemiz İslam davasında hizmetçi olduğunu iddia eden ancak samimiyetten uzak olan kişiliklerdir. Kişi ithamında bulunmaktan ziyade kişiliklerini anlatırsak böylece rahatlıkla bu tür kişiliksiz, kişiliği olan kişileri tespit etmiş oluruz.

 

Bu samimiyetsiz mücahidler; yukarıda az çok yazılan maddelere riayet etmezler, ihale, rant, ganimet, kul kayırma, rüşvet, hile, pay, makam, mevki, şan, şöhret, villa, alkış, tebrik, lüks ve şatafat peşinde koşarlar.

Tabela olarak iş yaparlar, reklamı severler yaptıkları hayırlı bir işi insanların gözünde büyütürler. Davaya hizmete çağırırlar, ancak zor kısma geldiğinde gemiden inerler. Diğer Müslümanları rakip olarak gördüğü an tekfir etmeye kadar kıskançlık ve düşmanlık beslerler. Ali Şeriati, Fazlurrahman, Afgani ve Humeyni gibi sapıkların görüşlerini paylaşırlar sinsice propogandasını yaparlar. İsraftan kaçınmazlar, Şaşalı toplantılar, düğünler, programlar ve işler yaparlar. Dava arkadaşını rakip olarak görürler ve safdışı bırakmak için her türlü kara propaganda yöntemlerini uygularlar. Doğu Türkistan’daki zulmü görmezler. Ayasofya’nın açılması için gayret içinde olmazlar ancak sadece dilleriyle şov için karşı dururlar. Dava adamı değildirler, adamın adamıdırlar ve fikir değil kavga insanıdırlar.

 

Temsil kabiliyetinden uzaktırlar. Cuma namazlarında görünürler ancak sabah namazlarında mescitlerde kayıptırlar.

Hile ve hurda işleri özellikle taşeronu severler. Eleştiriye açık değildirler ancak eleştirmeyi çok severler. Son model araba ve yüksek yüksek şaşalı evlerde oturmayı severler. Marka tutkunudurlar ve pahalıyı severler. Ön planda olmayı tercih ederler.  Her zaman tavsiye edilmeyi değil, talip olmayı tercih ederler. Davalarının tüccarlığını yaparlar.

Ve benzeri sayabileceğimiz birçok zaaf ve kötü ahlaka sahiptirler. Bu hasletlere sahip insanlar bırakın dava adamı olmayı mevcut davalarına en büyük zararları vermektedirler. Rabbim bu hasletlere sahip olmaktan ve sahip olanlardan uzak eylesin. Biz insanlar zayıf ve aciz varlıklarız, çabuk yanılabilir ve hata edebiliriz. Ancak İslam davasına hizmet etmek isteyen mücahidler hassas ve agah olmalıdırlar. Çünkü bu dava mukaddes olduğu gibi yolu uzundur, zordur ve çetindir.  Rabbimiz hakkıyla İslam davasına hizmet edebilmeyi nasip eylesin (amin)

 

Sona gelirsek; Ahir zamanda olmamıza rağmen İslam davasına hizmet eden ihlaslı, faziletli, dirayetli, sabırlı, güçlü, ahlaklı ve yiğit gönül erleri elbette mevcuttur. (Rabbim sayılarını arttırsın) ancak gördüğümüz kadarıyla zaaflarına yenik düşen, yitik karakterli kişilerde mevcuttur ve bu kişiler yüzünden mukaddes dava zarar görmektedir. Bu zarardan muhafaza olmak adına yiğit gönül erleri sahayı boş bırakmamalıdır. Gerektiğinde bu karakterlere karşı İslam adına mücadele etmelidir. Etki alanlarını daraltmalıdır. Toplum; bu tür insanlara gerektiğinde diyet ödetmelidir.

Yok! Eğer bu karakterlere karşı gereken yapılmaz ise iflas, yıkım, zillet ve mağlubiyet kaçınılmazdır.

 

Tarih boyunca İslam dini tebliğ ile yayılmıştır. En güzel tebliğ ise İslam ahlakını özenle yaşayan mücahidlerin sayesinde gerçekleşmiştir. Müslüman olan toplumlar, Müslümanları tanımış ve etkilenmişlerdir.

O yüzden Laf Müslümanlığından ziyade Yaşayan ve yaşatan Müslümanlığa ihtiyacımız vardır.

 

Yitik değil, Yiğit Müslümanlara ihtiyacımız vardır.

Samimi Mücahidlere ihtiyacımız vardır.

Dava adamlarına ihtiyacımız vardır.

Samimiyetsizlere değil!

 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN