ÖNE ÇIKAN HABERLER

Şâir / İsmail Sönmez ile Röportaj
Eklenme Tarihi: 6 Ekim 2018, Cumartesi 20:03 - Son Güncelleme: 6 Ekim 2018 Cumartesi, 20:03
Font1 Font2 Font3 Font4



Şâir / İsmail Sönmez ile Röportaj
Her insanın diline bir şiir, her şiirin içine de bir umut koymak isterdim...

 

İzzet Demir : Kendinizden biraz bahseder misiniz?

İsmail Sönmez :   Dağların dağlara yıldızların karanlığa yaslandığı bir gecede anasını sancılar tutmuş, babası taşın suyunu çıkarırken İsmail doğmuş ve annesini yormuştu.

 

İzzet Demir : Yazmak sizin için hayat boyu sürecek bir serüven mi yoksa yazmayı bırakmayı düşündüğümüz bir zaman var mı?

İsmail Sönmez : Yazmak benim için nefes almaktır. Nefes aldığım sürece yazmayı bırakmayı asla düşünmüyorum. Kağıda, kaleme ve yüreğime haksızlık olur bu….

 

İzzet Demir : Kimsenin okumayacağını bilseydiniz bile yazar mıydınız ?

İsmail  Sönmez : Kesinlikle yazardım. Çünkü şu kirli dünyada kimse kimseye kendini anlatamadığı için yazardım.

 

İzzet Demir : En büyük hayaliniz ve gerçekleştirmek istediğiniz projeleriniz nelerdir?

İsmail Sönmez : Çocukların güldüğü, tüm kötülüklerin öldüğü bir dünya isterdim. Her insanın diline bir şiir, her şiirin içine de bir umut koymak…

 

 

İzzet Demir :  Hayatınızda yaşamadığınız için pişmanlık duyduğunuz ne var?

İsmail Sönmez : Yaşadığım her şey benimdir ve benim gerçeğimdir. Gerçek olan hiçbir şeyden pişmanlık duymadım.

 

 

İzzet Demir : Şiir yazarken içsel olarak bir duygu yaşıyor musunuz?

İsmail Sönmez : Yaşıyorum. İliklerime kadar yazdığım şiiri yaşıyorum.

 

İzzet Demir : Neden ‘Islak Cumartesi’ ?

İsmail Sönmez : Bir dönem toplumu iki kampa bölen,  gereksiz bir kavganın şiiridir ‘Islak Cumartesi’… Hatta o gün cumartesiydi. İstanbul’a yağmur sokaklara kavga yağıyordu. Belirli belirsiz ah’lar ve ünlemler yükseliyordu yerin yedi arzına… Penceremden yalnızlığımı demlerken izledim ıslak cumartesiyi…

 

İzzet Demir: Şiir ve zaman size ne ifade ediyor?

İsmail Sönmez : Zamanla yaşadığımız her şey şiirin ta kendisi. Yani yaşadıklarımı yazıyorum, herkes şiir sanıyor.  Zamanı şiir gibi yaşıyorum yani…

 

 

İzzet Demir :  Madem ki şiirin ruhu var, ruhun şiiri sence nedir?

 İsmail Sönmez : Ruhun şiiri duadır. 

 

 

İzzet Demir : En son ne zaman yolculuğa çıktın? Yolculuk sizin için ne ifade ediyor?

İsmail Sönmez : Seyahat etmeyi çok seviyorum yolculuk aslında kendini anlamaktır, bilmediğin şehirlerde… Tanımadığın yüzlere tebessümdür, sadakadır, kimsesiz bir beldenin kimsesiz çocuklarına dokunmaktır, Anadolu’nun çatlak yüzüne…

 

 

İzzet Demir :  Bize unutamadığınız bir anınızdan bahseder misiniz?

İsmail Sönmez :  Her esmer delikanlı gibi aşkı dilimize sürçü lisan ettiğimiz süreçti… Mahallemizde sevgiliye ilk aşk mektubunu ben yazdım. Ve o mektubu, bütün sevgililere yazılan tek mektuptu. Herkes sevdiğine o mektupla teklifte bulunuyordu. Sözlerini unutmam mümkün değildi çünkü onlarca kez aynı cümleleri yazdım. Mektup şöyle başlıyordu; “Merhaba adını bilmediğim dünyanın en güzel kızına, önce cazibenize kapılmış titrek ellerle yazdığım bu mektubu okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Eğer bu arkadaşlık teklifimi kabul ederseniz dünyanın en mesut insanı ben olacağım, eğer kabul etmezseniz acılarımı kalbime gömüp o nadide bakışlarınızı ömrümce unutmayacağım. O mutlu hayranınız ben!”

 

 

İzzet Demir : Neden isminizi yazmazdınız mektuba?

İsmail Sönmez : Ola ki kızın abisi ya da babası mektubu bulursa korkusuyla faili meçhul bir aşık olduk hep…

 

 

İzzet Demir : Bir şair olarak günümüz gençlerine tavsiyeniz nelerdir?

İsmail Sönmez : Öncelikle kendinizin farkında olun yani kendinizi keşfedin… Çünkü bir insanın kendini keşfetmesi şiirdir.

 

İzzet Demir :  BCA Times olarak bu röportaj için çok teşekkür ederiz.

İsmail Sönmez : Bu keyifli röportaj için asıl ben teşekkür ederim.


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!