ÖNE ÇIKAN HABERLER

Rüya – Bilinçaltı – Zihin – Gerçeklik  İlişkisi
Eklenme Tarihi: 5 Ekim 2017, Perşembe 02:05 - Son Güncelleme: 5 Ekim 2017 Perşembe, 02:07
Font1 Font2 Font3 Font4



Rüya – Bilinçaltı – Zihin – Gerçeklik İlişkisi
   Rüyalar, gerçeğin zamanından çok daha uzun bir boyuta sahiptir. Gerçek hayattaki zamanın üzerine, en az 55 dk ekler.

   '' Mesaj içermeyen rüya yoktur!'' Her rüyada bilinçaltı çeşitli olay-şahıs yahut mekan vardır. Rüyalar aslında mesaj içermez. Ama rüyada insanın mükemmel zihninde sezgiler olağanüstü yer tutar. National Geographic' in ispatladığı gibi(üzerinde yoğunlaştırıldığında, olgunluk aşamasından sonra, önüne çıkacak resmin hissettirebileceği duyguyu 2sn evvelden bilip, gözlerden tepkiler okunabiliyor). Yani biz rüyayı, mesajı var şekilde yorumlarız. Ama aslında o rüya bizim hayal zihnimizdir, gerçek sezgimizdir. Nadiren rüyalar ilahi güç ile gerçekleşir. Asıl mesajlı rüyalar onlardır. 

 

 Rüyadaki her şeyi biz yaratmışızdır. Evler, nehirler, insanlar, heykeller,doğal olaylar her şey. Yani hepsi bilinçaltıdır. Lakin zihnimiz bunu o kadar mükemmel gerçekleştirir ki, farkına varmayız. İşte  çok büyük bir şey olarak görülen ''Lucid'' olayının temeli budur. Lucid rüyayı bizim tasarladığımızı fark etmemiz, neyi sağlar?  Rüyayı kontrol etmeyi, rüyanın hakimiyetini ele almamızı sağlar.

 

     Biz rüyanın %100 ünü tasarlıyoruz. Ya da bizle ilgili olan her şey => zihin-bilinçaltı-sezgi vs. Lakin biz Lucid' de değilsek %5 ini hatırlıyor ve bu % 5 inede bilinçaltı diyoruz. Yani bilinçaltı en az % 50dir. Çünkü gerçeklerden referans almadan yeni bir şeyler üretemeyiz. Taşı-mermeri-ifadesi-rengi-havası illaki temelindeki bazı noktalar bilinçaltı yani gerçek hayatta zihnimizde kalan kırıntılardır. Peki biz rüyadayken, neden %50 olduğunu fark etmiyoruz. Çünkü zihnimizi ona adapte ediyoruz.

 

Peki her şeyin başı inanmaktan geçmiyor mu? Evet, inanç en büyük- en güçlü temeldir. Eğer inanırsanız, her şey hem de her şey inancınız doğrultusunda gerçekleşir. Tıpkı bir şizofren, gördüğü insanların gerçek olduğuna inanması gibi. Ne zaman gerçek olmadığını fark ederse, zihni bilinçaltına hükmeder. Ve artık pürüzleri fark eder. İnsanların niçin yaşlanmadığı -büyümediğini-tırnaklarının,saçlarının uzamadığını; yani doğal seyrinde olacaklarının hiç gerçekleşmediğini fark eder. Taki ne zaman inanırsa,işte o zaman bilinçaltı savaşta yenilmiş ve artık zihin tüm kontrolü ele almıştır. Zihin güç ister, enerji-direnç ister. Bu şizofren ne zaman psikolojik bir çöküntü içine girerse işte o esnada bilinçaltındaki kırıntılar harekete geçer ve bu kırıntılar zihnin kontrol paneline inceden bir duvar örer. Ve şizofren yeniden hastalanır.

 

     Rüyada tıpkı böyledir. Öncelikle fark etmeniz gerekir. Rüyanın sizin elinizde olduğuna. Sonra  pürüzler dikkatinizi çeker.. Sonra %5lik kısım gitgide artar. Baktığınız nehrin renginden, nehirdeki balık, balıktaki gözlerden 6 ay evvel gittiğiniz gölü anımsarsınız. Yani rüyanızda gölü referans almış; ama nehri yaratmışsınızdır Eğer rüyanız bu nehirse, tamamiyle %50 yi fark ettiniz. Ardından bu fark etme süreçleri başlar.  Seans, seans… Fark ederek gitgide rüyayı kontrol eder hale gelirsiniz. Çünkü artık farkında olmanın yerini inanç almıştır. Rüyadakileri sizin yarattığınıza inanırsınız. Ardından rüya bu yönde şekillenir. Başlamak mühim olan.Karar verip başlamak, sonrası gelecektir. Başlangıç gerçek olabilir :))

 

 Peki rüyayı kontrol etmenin faydası ne? Gerçek hayatta yaşayamadığınız şeyleri yaşar, insanları görebilirsiniz.

   

Ama bunu bilime götüremediğiniz, yani teknolojiye basit haplar şeklinde yansıtmadığınız takdirde, herkes bunu yapamaz ve çoğu inanmaz. Sizi deli sanarlar 🙂 Çünkü bilinçaltında bu konuyla ilgili ön yargılar mevcut. Bu ön yargılarda zihne ya da inanç tabakasına duvar örer.


 

Eğer gerçekten iyi-düzenli ve başarılı seanslar ve inançla birden fazla insan bu işe başlarsa, yakında ortaklaştırabilmek yani aynı rüyada bulunup, ayrı zihinleri paylaşırlarsa ortaya müthiş şeyler çıkacaktır (geleceğe uçuyoruz) :))..

 


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!