BCA Times
  ÖNE ÇIKAN HABERLER
  • Ressam Vincent Van Gogh kulağını neden kesti? Van Gogh şizofren mi dahi miydi?
    Ressam Vincent Van Gogh kulağını neden kesti? Van Gogh şizofren mi dahi miydi?
  • Nuri Bilge Ceylan’ın Kuru Otlar Üstüne adlı yeni filmine 470 bin euro destek
    Nuri Bilge Ceylan’ın Kuru Otlar Üstüne adlı yeni filmine 470 bin euro destek
  • ”Türk’ün Gizlenen Bilgisini Arayan Türk” Romanının Yazarı Hani Astolin ile Röportaj
    ”Türk’ün Gizlenen Bilgisini Arayan Türk” Romanının Yazarı Hani Astolin ile Röportaj
  • Yazar Yiğit Caner Ertoşi Kimdir?
    Yazar Yiğit Caner Ertoşi Kimdir?
  • THE  FRENCH DREAM’S ARMOR: MACRON  
    THE  FRENCH DREAM’S ARMOR: MACRON  
  • Türk öğrenciye Cannes’dan ödül
    Türk öğrenciye Cannes’dan ödül
  • ‘Dara Antik Kenti üç yıl içinde UNESCO Listesi’ne girecek’
    ‘Dara Antik Kenti üç yıl içinde UNESCO Listesi’ne girecek’
  • Kutsal Emanetler’in gizli yolculuğu belgesel film oluyor
    Kutsal Emanetler’in gizli yolculuğu belgesel film oluyor
  • Ülkeme Hüzünlü Bir Selam
    Ülkeme Hüzünlü Bir Selam
  • Terken Hatun’un tarihteki önemi nedir?
    Terken Hatun’un tarihteki önemi nedir?




YAZARLAR

Sevda BİLDİK
Sevda BİLİK / Yazar
Eklenme Tarihi: 5 Ocak 2019, Cumartesi 15:09 - Son Güncelleme: 5 Ocak 2019 Cumartesi, 15:09
Font1 Font2 Font3 Font4



Masumiyete Hasretiz

 

-Özledim anne çocukluğumu dedim.

-“Git yaz kızım eskiler şimdiye adapte olamaz, yeniler eskilerin gülüşlerini anlayamaz dedi”.

Yazdım ama anlayanların sadece eskiler olmadığını fark ettim. Ben Kadıköy de 90ların ufak kara sevdasıydım. Başrolümde de Sayın Çelik Erişçi vardı. Çocukluğum en güzel anıları onun benim hayalimde kalan gülüşü ve bize yaptığı babalıklar ile dev bir kalbi olduğuna inandığım güzel yürekli insandı. Tüm yaramazlıklarıma rağmen sevildiğimi bilir galiba birazda şımarıklığa vururum kendimi. Herkesin hayatı çocukluğu farklıdır ama ben yaşadıklarımın kahramanı olarak onu seçmiştim.  Yaşadığım çocukluğumun yaşayan efsanesi. Teşekkürler Çelik Erişçi.

 

Ne kadar çok hasretiz değil mi mutluluğa?

Top oynayan çocuklara,

Evcilik oynayan kızlarımıza,

Ağaçlara dalan yavrularımıza,

Ne kadar muhtacız bir gülüşe değil mi?

Herkesi tanıyan bakkal amcaya,

Birbirini çekiştiren komşulara,

Yürürken selam verenlere,

Ne kadar hasretiz değil mi bir kuru kalabalığa?

Seksek oynarken “gel” diyen anneye,

Babası gelmeden eve kaçan miniklere,

Ve mahallenin yakışıklısına aşık olan kızlara,

Ne kadar da muhtacız aslında eskilere?

Mahalledeki bakkala,

Mahalledeki komşulara,

Mahallenin çocuklarına,

Mahallenin delikanlılarına,

Mahallenin genç kızlarına,

Mahallenin anne, babalarına,

Bizler aslında en çokta masumiyete hasretiz…


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN