ÖNE ÇIKAN HABERLER

Kalemine güvenen herkese yazar olma fırsatı veriliyor…
Eklenme Tarihi: 24 Eylül 2017, Pazar 20:32 - Son Güncelleme: 25 Eylül 2017 Pazartesi, 01:33
Font1 Font2 Font3 Font4



Kalemine güvenen herkese yazar olma fırsatı veriliyor…
Şimdi burada yazılanları birileri benimseyip heveslenecek birileri de 'O kadar kolay mı, bir bedeli olmalı' diyecek. Necip Fazıl, Sabahattin Ali gibi isimlerin ödediği bedelleri düşününce, tek maliyetimiz para olsun diyesi geliyor insanın. O yüzden işte fırsat. Cep telefonu fiyatına kitap bastırmak, üstelik karta 12 taksitle. 'Hayatımı yazsam roman olurdu' diyenlere özellikle duyurulur.

 

Yayınevleri, ticari kurumlar olarak, niyetleri ne kadar iyi olursa olsun, şirketi döndürecek, kâr bırakacak kitaplar yayınlamak zorundalar. Bu nedenle pek çok iyi kitap, yazarın ilk çalışması olduğu için kitapçı raflarında yerini alamıyor. Cinius Yayınevi, farklı bir uygulamayla, yazarla risk paylaşımı yapıyor ve belli bir ücret karşılığında kitabı yayına hazır hale getiriyor. Bununla da kalmayıp, kitapçılara pazarlıyor. Cinius'un Yayın Yönetmeni Zeynep Aytekin, alışıldık olanın tersini yaptıklarını; bu sayede de başka türlü hiç çıkmayacak sayısız araştırma ve inceleme kitabı yayınlayabildiklerini söylüyor. 
 

Cinius bu şartlarla çalışan Türkiye'deki tek yayınevi. 1965 yılından bu yana kitap yayınlayan, bunun sonucunda piyasaya bir kitabın ne şekilde sunulması gerektiğini bilen bir ekip tarafından kurulan Cinius'un uygulamalarını Aytekin ile konuştuk.

 

Bu uygulama nereden aklınıza geldi?
 

Uzun yıllar yayıncılıkla uğraşan bir ekibiz, dolayısıyla yayın dünyasının ihtiyaçlarını içeriden görme şansımız oldu. Sistem, ne yazık ki, sayısız güzel kitabın yayınlanamamasına neden oluyor. Yayıncı kâr amacı gütmek zorunda. Türkiye'de kitap az okunuyor, bu da yayıncıların durumunu daha da zorlaştırıyor. Hele iş risk almaya gelince, iyice çekimser olmak durumunda kalıyorlar. Cinius olarak yazarlarımızla risk paylaşımı yapıyoruz. “Kitabınızı yayınlarız, her tür editoryal ve pazarlama hizmetini yürütürüz, ama bu işin masrafını siz öderseniz” diyoruz. Elbette bunun doğal bir sonucu olarak satışlardan tüm kârı da yazarlara bırakıyoruz. Yani yayınevi olarak alışıldık uygulamanın tam tersini yapıyoruz bir anlamda. Bu sayede de başka türlü hiç çıkmayacak sayısız kitabı yayınlayabiliyoruz. 
 

Bu konuda bir ilk misiniz?

Tolstoy 'Savaş ve Barış' için binlerce ruble ödemiş. T. S. Eliot, D.H. Lawrence, Rudyard Kipling, James Joyce, Mark Twain… Hepsi bu yolla ilk kitaplarını yayınlamışlar.
 

 

Bu işi yapan yurtdışındaki yayınevlerinden bir farkınız var mı?

En büyük farkımız, 'paket program' uygulamıyor olmamız. Editoryal çalışmalardan kapak ve iç sayfa tasarımlarına kadar 'kitaba göre' çalışıyoruz. Yani bilimsel bir kitapla bir şiir kitabının yayınlanma süreci apayrı, her biri nasıl bir çalışma yöntemi gerektiriyorsa, onu uyguluyoruz. 
 

 

Kitap hangi aşamalardan geçiyor?

Kanada'dan, Almanya'dan kitaplarını, hatta ikinci kitabını bastırtan, hiç yüzünü görmediğimiz yazarlarımız var. Ama çoğu kişi yayıncısıyla tanışmak istiyor, onlarla da Cağaloğlu'ndaki yayınevi büromuzda oturup konuşarak anlaşıyoruz. Önce kitabın kaç adet basılacağını kararlaştırıyoruz. Ardından sözleşme imzalanıyor ve kitap editöre gönderiliyor. Editör metni gözden geçiriyor, o arada kitap için kapak tasarım çalışmaları yapılıyor. Her şey tamamlandıktan ve yazar tarafından onaylandıktan sonra kitap basılıp satışa çıkıyor. 
 

 

Cinius Yayınları'ndan başka bir yayınevine transfer olan bir yazarınız var mı?

Başka yayınevlerine transfer olan yazarlarımız var. Aynı şekilde başka yayınevlerinden bize geçen yazarlar da var. Klasik bir yayınevine göre, biz yazara daha çok söz hakkı tanıyoruz ve en önemlisi eserinin haklarını ve kazancını sahiplenmiyoruz. Bu, birçok yazara cazip geliyor. Buna ek olarak hızlıyız da. Herhangi bir yayınevinde kabul edilseniz bile, kitabınızın yayınlanması 1-2 yıl sürebiliyor. Bizde ise kitap aşağı yukarı 1ayda kitabevi raflarına ulaşmış oluyor. 
 

 

Ülkemizde kitap dünyasını kimler belirliyor? 

Büyük ölçüde dünyadaki eğilimler belirliyor artık. 'Harry Potter' dünyayı kasıp kavurduğu gibi Türkiye'de de etkisini gösteriyor, ardından 'The Secret' geliyor. Bunun dışında Türkiye'de, özellikle İngiltere'de bir sorun olan, büyük sermayenin kitap sektörünü ele geçirmesi gibi bir durum söz konusu değil. Bizde küçük yayıncılar büyük işler başarabiliyor. Bunun sonucu olarak da sektörün görece küçük olan hacmine rağmen, alternatiflerin çok olduğu bir yayın dünyamız var.

 

 

 

 

 

 

 

 


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!