BCA Times
  ÖNE ÇIKAN HABERLER
  • Ressam Vincent Van Gogh kulağını neden kesti? Van Gogh şizofren mi dahi miydi?
    Ressam Vincent Van Gogh kulağını neden kesti? Van Gogh şizofren mi dahi miydi?
  • Nuri Bilge Ceylan’ın Kuru Otlar Üstüne adlı yeni filmine 470 bin euro destek
    Nuri Bilge Ceylan’ın Kuru Otlar Üstüne adlı yeni filmine 470 bin euro destek
  • ”Türk’ün Gizlenen Bilgisini Arayan Türk” Romanının Yazarı Hani Astolin ile Röportaj
    ”Türk’ün Gizlenen Bilgisini Arayan Türk” Romanının Yazarı Hani Astolin ile Röportaj
  • Yazar Yiğit Caner Ertoşi Kimdir?
    Yazar Yiğit Caner Ertoşi Kimdir?
  • THE  FRENCH DREAM’S ARMOR: MACRON  
    THE  FRENCH DREAM’S ARMOR: MACRON  
  • Türk öğrenciye Cannes’dan ödül
    Türk öğrenciye Cannes’dan ödül
  • ‘Dara Antik Kenti üç yıl içinde UNESCO Listesi’ne girecek’
    ‘Dara Antik Kenti üç yıl içinde UNESCO Listesi’ne girecek’
  • Kutsal Emanetler’in gizli yolculuğu belgesel film oluyor
    Kutsal Emanetler’in gizli yolculuğu belgesel film oluyor
  • Ülkeme Hüzünlü Bir Selam
    Ülkeme Hüzünlü Bir Selam
  • Terken Hatun’un tarihteki önemi nedir?
    Terken Hatun’un tarihteki önemi nedir?




YAZARLAR

S. Serra S.Serra ERDOĞAN
S. Serra ERDOĞAN / Genel Yayın Yönetmeni
Eklenme Tarihi: 27 Kasım 2017, Pazartesi 18:48 - Son Güncelleme: 27 Kasım 2017 Pazartesi, 18:48
Font1 Font2 Font3 Font4



Güneşi Karartmayalım

İnsan zekasının gelişmişliği sadece bilimsel öğretilerle değil, öğretilerin ; öğretenlerin kişisel eksikliklerinden arınmış şekliyle uygulandığı noktadaki, pozitif getirileriyle ölçülebilir.

 

Hak ve helalin ötesinde kalan her zeka, bencillik mertebesinden başka bir basamağa yerleşemeyeceğinden, bireysel kazançlara olan iştahlarına bir türlü ket vuramayacağından; Doyumsuzluklarının dürtülerinde, hayvansal içgüdünün esaretinde , toplumsal faydaların ötesinde kalıp ‘’ yakala ye ‘’ şeklindeki orman kanunuyla şekillenecek ve saldıracaktır.

 

Bundan sonrasında ise bireysel amaca giden her yol mubahtır. İnsan maskeli ormanlılar ; tanımadıkları, benimsemedikleri, beğenmedikleri, işlerine gelmeyen, fayda ve huzur isteği ile kurulan tüm insanı sistemleri yıkma çabasında hiç utanç duymadan çirkinleşip saldırganlaşırlar.

 

Mahkum oldukları kokuşmuş nefsin kokuşmuş piyonları şeklinde, insanla yakından uzaktan benzeşmeyecek mutasyona uğramış kişilikleriyle mubahın özgürlüğünde; Onların olmayan  her şeye tükürüp dururlar… Ta ki tükürükleri bitip istediklerini alana kadar.

 

‘’ Çamur at izi kalsın ‘’ sözüyle başlarlar işe,  iftira en büyük silahları olduğundan akıl çelmede oldukça marifetlidirler. Her yerde, her mekanda, her kurumda işine oluşumuna göre şekil değiştirip, bozgunculuğa zemin hazırlarlar önce ! Sonra da ellerine bir kepçe alıp karıştırıp dururlar kazanı ; kavgalar kopana kadar…

 

Kopar da !!!

 

Ailede, mahallede, iş yerinde,  kurumlarda ve ülkede ….

 

Ama bilmedikleri bir şey vardır. Pozitif zekaların hareketi ve çağrısıyla, ulvi adalet onları öyle bir sallar ki ; zamanın gerisine dönüp tekrar yeniden başlamak isterler,  bu zaman kısıtlı yaşama….. Ama nafile, iş işten geçmiştir artık.

 

Bu yüzden yazımın muhatabı olan kişilere,  acı bir şekilde pişmanlıkları ile yüzleşmemeleri  ve nefsin körelttiği gözlerini , nefsimin güzelliğindeki  merhametin gereği açma umuduyla; Pamukkale Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Hüseyin Bağ’ı tüm özel ve üstün kişiliğiyle tekrar anlatmak istiyorum.

 

O, kısacık insan  ömrünü,  huzur, mutluluk ve ilimle süslemek için tüm kokuşmuşluklardan arınmış nefsiyle, doğruların hükmündeki sistemlerin kuruculuğuna aday olabilecek, zeka ve akıl sentezinde uyguladığı eğitim ve öğretimle insanlık savaşımızda örnek almamız gereken bir değer.

 

Ne güneş balçıkla sıvanabilir, ne de altın çamura battığında değerini kaybeder !

 

Öyle bir yağmur yağar ki, güneş gökyüzünün ışıltısı olur, altın toprağın….

 

Sana ihtiyacımız var insan olarak sayın Prof. Dr. Hüseyin Bağ  güneşe olduğu kadar….

 

Dilerim aydınlatmaya devam edersiniz….

 

 

 

 

 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN