BCA Times
  ÖNE ÇIKAN HABERLER
  • <strong>Altın Kalem Ödüllü Yazar Metin ŞAHİN ile Röportaj</strong>
    Altın Kalem Ödüllü Yazar Metin ŞAHİN ile Röportaj
  • Kahramanmaraş’ta 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi
    Kahramanmaraş’ta 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi
  • Yazar Prof. Dr. Dr. Naim Derebaşı ile Röportaj
    Yazar Prof. Dr. Dr. Naim Derebaşı ile Röportaj
  • Yazar Rıdvan Serin ile Röportaj
    Yazar Rıdvan Serin ile Röportaj
  • Yazar İhsan Kutlu ile Röportaj
    Yazar İhsan Kutlu ile Röportaj
  • Yazar Ümmühan Yaşar ile Röportaj
    Yazar Ümmühan Yaşar ile Röportaj
  • Altın Kalem Ödülleri Sahiplerini Buluyor
    Altın Kalem Ödülleri Sahiplerini Buluyor
  • Hayatınızı Değiştirecek 20 İnanılmaz Paulo Coelho Sözleri
    Hayatınızı Değiştirecek 20 İnanılmaz Paulo Coelho Sözleri
  • Abdülhamid Han’ın Altın Saati Açık Artırmada
    Abdülhamid Han’ın Altın Saati Açık Artırmada
  • Berlin Indie Film Awards’tan ”Leyla Hanım” Filmine Ödül
    Berlin Indie Film Awards’tan ”Leyla Hanım” Filmine Ödül




YAZARLAR

Prof. Dr. Bahattin Türetken / Yazar
Prof. Dr. Bahattin TÜRETKEN / Yazar
Eklenme Tarihi: 26 Şubat 2018, Pazartesi 04:03 - Son Güncelleme: 26 Şubat 2018 Pazartesi, 04:03
Font1 Font2 Font3 Font4



Gözleri Hedefinde Olanlar, Önüne Çıkan Engelleri Göremez

 

Türk Milleti olarak şanlı bir geçmişe sahip bizler, geçmişimizle övünürken atalarımıza layık olmak adına neler yapmalıyız? sorusuna cevap olabilecek stratejiler geliştirebiliyormuyuz? Yoksa hep onların mirasıylamı övünüp duracağız?

 

Son yıllarda ülkemiz devasa projelere imza atıyor..Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, Orhan Gazi Tüneli..vb gibi. Bu büyük projeler ile ulaşım konusunu çözmeye çalışıyoruz. Bir vefa örneği olarak da bu yerleri bizlere kazandıran ecdadımızın adlarını koyuyoruz. Bunlar çok önemli ve çok değerli. Emeği geçenlerden Allah razı olsun.

 

Diğer taraftan ise kendi milli teknolojimizi oluşturmaya çalışıyoruz. Milli gemi, Milli Uçak, yerli araba gibi. Savunma sanayiide yerli katkıyı artıran projelerin sayısı artmakta.Türkiye adına eklediği “yeni” kelimesiyle artık ‘bende varım’ demek istiyor. Refah toplumu oluşturmanın iki önemli ögesi olarak, ürettiği yüksek teknolojiyi ekonomik faydaya dönüştürmek ve kritik teknolojileri bünyesinde tutmayı görmektedir. Buraya kadar herşey tamam. Ya bundan sonrası?

 

Türkiye önemli bir eşikte bulunmaktadır. Şimdiye kadar yaptığı projeler tabiri diğerle bir emekleme  ve ayağa kalkma mücadelesiydi. Bunu başardı. İş bundan sonra başlıyor. Yürümeyi öğrendikten sonra. Yani, dünya devletleri maratonda yerini almış koşar haldeler. Bizde bu maratona girip hızlı depar atmayı becermeliyiz. Yoksa ‘bende varım’ tamlaması sözde kalmamalı. Bundan sonraki projelerimiz bütün dünyayı kapsayacak büyüklükte olmalı ..Mesela yerli otomobil mi yapacağız..Yapılmışa değil, yapılmamışa talip olmalıyız. Geleceğin teknolojisini içinde barındıracak, gelecekte bu oyunun oyuncuları olacaklarla yarışa girmeliyiz…Bunlar Apple mı? Tesla mı? Mercedes mi?..her kimse…

 

Tohumu verimli toprağa atmalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi ‘teknolojiden başka verimli alan bulamayız’. ..

 

Bunun için, gurur yapmadan her akıllı ve değerli insanı dinleyip fikrini önemsemek gerekir. Geleceğin dünyasının en güzel caddesine dükkanı açmanın yolu bu..yatırımı nereye yapmalıyız? Karamürsele mi? Dere köye mi? Yoksa ‘kablosuz haberleşme teknolojilerine mi?  Kararı vermek sorumluluk gerektirir.  Çünkü bizim kararlarımız çocuklarımızın geleceği demek..

 

Gelin çocuklarımız için daha çok çalışalım…

 

Ülkemiz daha önceleri yurtdışından temin ettiği sivil ve askeri alanındaki birçok sistemi artık kendi bünyesinde milli imkanlarla geliştirir hale geldi. Bu hızlı geçiş ‘teknoloji transferi’ adıyla zikredilmektedir. Teknoloji alanında bir atılım yapmak için, beş ana başlığı bünyenizde bulundurmanız gerekmektedir. Bunlar;

·       İnsan (liyakatlı ve ahlaklı, vatansever)

·       Bütçe

·       Net hedef (yenilenebilir )

·       Motivasyon

·       Güçlü bir Lider

 

Türkiye 2002 yılında işe buradan başladı. Öncelikle Bilimve Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK) aktif hale getirildi. 1983 yılında kurulan bu kurul 2004 yılına kadar 42 kez toplanması gerekirken sadece 9 kez toplanmış. Ama 2004-2014 arası ise 18 kez toplanmış. Bu kurulun kararları Türkiye’ deki teknolojik atılımların başlamasına vesile oldu. Bugün Türkiye, kendi gemisini, uçağını, füzesini ve tüfeğini yapar hale gelmiştir. Bunun yanında kritik teknolojileride bünyesinde oluşturur hal almıştır. Kritik teknoloji nedir sorusunun cevabı ‘ihtiyaç duyduğunuzu anda değeri 1 USD olan bir ürünü 1 milyon USD versenizde alamayacağınız ürün ve teknoloji’ olarak söylüyorum. Beklemediğiniz bir zamanda yüzünüze kapanan kapıların olacağını düşünerek kendi teknolojinizi oluşturmanız gerekmektedir.

 

Yukarda saydığım en temel beş ögenin en önemlisi insandır. İnsan olmazsa diğerlerinin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Yetişmiş insan. Her yönüyle. Teknik ve ahlaki olarak. Malesef ülkemizinde en büyük sorunu bu. İnsan kalitemiz beklenen seviye de değil. Birde buna adam kayırmacılık girdiği zaman kalite yerlerde.  Liyakat ve ahlak esasına göre seçim yok. Geçenlerde MKE müdürü ‘Mustafa Tanrıverdi’ MP-5 ve MPT-76 model silahlarımızın çizim ve üretim planlarını satarken yakalandı. Herkes çok şaşırdı.  Bu kadar kritik bir kurumun başına böyle vatansevgisi olmayan bir adam nasıl konabilir. Burası Türkiye..Malesef konabiliyor.

 

Türkiye 2023, 2053 vizyonu olan nadir ülkelerden biridir. Bu hedeflerine ulaşması için tek umudu teknolojidir. Bunun için ise yetişmiş insan gücüne ihtiyacı vardır. Liyakat ve ahlak ilkesi gözardı edilmeden vatansever bilgili gençlerin önünün açılması zaruridir. Gruplaşma, hizipleşme, adam kayırma, fikriyatı ön planda tutarak vizyonsuz, liyakatsız ve ahlaksız  insanlara devletimizin güzide kurumları teslim edilmemeli.

 

Ey güzel ahlaklı genç kardeşlerim, sizede çalışmak çalışmak çalışmak  düşüyor. Bu milletin geleceği sizlersiniz.

 

 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN