ÖNE ÇIKAN HABERLER

Geçen Yüzyılın Büyük Yazarı; Franz Kafka
Eklenme Tarihi: 1 Ekim 2017, Pazar 01:14 - Son Güncelleme: 1 Ekim 2017 Pazar, 01:14
Font1 Font2 Font3 Font4



Geçen Yüzyılın Büyük Yazarı; Franz Kafka
''Ölümün olduğu bu dünyada, hiçbir şey çok da ciddi değildir aslında.'' Kafka

Kafka okumak labirentte kaybolmak gibidir. Takip ettiğiniz yolu bir kez kaçırdığınız zaman ki zaten kaçırmak zorundasınızdır, bir daha asla çıkamazsınız. Ta ilk sayfada aslında kaybolmuşsunuzdur.

 

Tıpkı Kafka'nın kendi felsefesinin, kontrolünün dışında olduğu gibi yazımı da okurun kontrolünün dışında bir kaçınılmazlık taşır. Külliyatının büyük kısmı zaman mefhumunun dışında seyreder. Başlangıcı gibi sonu da belirsizliktir.

 

İşin komik tarafı, ilk defa kafka okuyan kişi ilk sayfalarda hatta bazen kitabın ortasına gelmesine rağmen akıcı uslüba, sade ve anlaşılır dile kendini öylesine kaptırır ki nasıl bir örümcek ağına düştüğünün farkına bile varmaz.

 

Biraz sonra işler sarpa sardıkça sarar, geldiği aşamaya nasıl geldiğini bile çözmekte güçlük çeker. Çünkü kafka demek çetrefil demektir. Okur bunu fark ettiği zaman, kafka evreninin kapıları sonuna kadar açılır. Metruk, ıslak, gri, ve her daim kötücül atmosfer çepeçevre kuşatır okuru.

Kafka edebiyatı demek, umut etmek ve her daim umudunu yitirmek demektir. Onulmaz çarelere bel bağlamak, çürük iplerden medet ummaktır. Manayı bulmak için manasız dehlizlerde kaybolmak demektir. Çünkü kafka varlığı ve bilinci manasızlıkla tanımlamaya çalışır.

 

Okurlar arasında iki karşıt görüşü sivrilmekte.

 

Bir görüş; Kafka roman ve hikayelerini sistem eleştirisi olarak görmekte.
Bu sistem ki sosyal toplumun dayatmalarını, bütün o bürokratik engelleri, modern köleliği, bireysel kısıtları, baskıları, aile, çalışma hayatı, bağlı bulunulan sınıf, dini mensubiyet, ırk, dil gibi sosyal hiyerarşinin hüküm sürdüğü, eğlencenin bile tanımlanarak kodlandığı, insanı bir makine dişlisi, toplumu mükemmel bir makine, onun dışında kalan bütün organik ve inorganik varlıkları da yer yer birer gereç, kimi zaman da yoldan süpürülerek kaldırılması gereken, seyir zevkini bozan engeller olarak görme okumasıdır.

 

Diğer görüş; İlk görüşün aksine bütün o bürokrasi, toplum eleştirisi, düzen karşıtlığı, statükoculuk, sistem eleştrisi üstünde, daha büyük bir sistem eleştrisi olduğu görüşüdür.

Kafka edebiyatından bu okumayla nasiplenen kitle de, varoluş, kimlik arayışı, nereden geldim nereye gidiyorum, aslında ben neyim, burada bulunmamın amacı ne? Gibi, daha çok varlık ve hiçlik üzerine kurulu bilinç odağında çatışan, karmaşık iç çatışmalar okumasıdır.

 

Aslına bakılırsa konu kafka olduğunda her iki okuma da doğru okumalardır. Çünkü kafka sosyolojik, felsefik, psikolojik alt metinler barındıran çok katmanlı bir anlatım stili geliştirmiştir. Öyleki bu anlatım şekli kafkaesk adıyla kendi kendini tarif eden, bir akım adı olarak literatüre geçmiştir. terimselleşmiştir.

 

Kafka romanlarında metaforik anlatım yoğun olarak kullanılan esaslardandır. Ancak görüş ikilemine sebebiyet veren metafor yoğunluğundan ziyade şiirsel ve sade dilidir. Kafka romanlarını alt metinlerini okumadan da oldukça zevk alabilir ve çıkarımlarda bulunabilirsiniz. Kafka'yı diğer yazarlardan bir tür olacak kadar farklı kılan özellik tam da budur. Yoksa iş sadece metafor kullanmak olsaydı, jorge luis borges'in eline kimse su dökemezdi herhalde. julio cortazar, william faulkner, milan kundera, ve hatta nikolay vasilyeviç gogol da sıkça metafor kullanır. Yani kafka'nın ayırdedici özelliği metafor kullanımı değildir.

 

İçini kemiren varoluş kurdunu tanımlayamamadan kaynaklanan duyduğu bir azabı vardır. Bu acı ve çırpınış tüm kitaplarında belirgindir.

 

Öte yandan albert camus, jean paul sartre ve nietzsche gibi yazarlar, eserlerini, çıkış noktalarının bilincini taşıyarak temellendirirler, anlatmak istediklerinin ne olduğunu bilerek ya da bildiklerini düşünerek ortaya koyarlar. Kafka'yı farklı kılan özellik, bu tanımlayamama, bir isim koyamama olgusunun getirdiği huzursuzluktur.

 


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!