BCA Times
  ÖNE ÇIKAN HABERLER
  • <strong>Altın Kalem Ödüllü Yazar Metin ŞAHİN ile Röportaj</strong>
    Altın Kalem Ödüllü Yazar Metin ŞAHİN ile Röportaj
  • Kahramanmaraş’ta 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi
    Kahramanmaraş’ta 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi
  • Yazar Prof. Dr. Dr. Naim Derebaşı ile Röportaj
    Yazar Prof. Dr. Dr. Naim Derebaşı ile Röportaj
  • Yazar Rıdvan Serin ile Röportaj
    Yazar Rıdvan Serin ile Röportaj
  • Yazar İhsan Kutlu ile Röportaj
    Yazar İhsan Kutlu ile Röportaj
  • Yazar Ümmühan Yaşar ile Röportaj
    Yazar Ümmühan Yaşar ile Röportaj
  • Altın Kalem Ödülleri Sahiplerini Buluyor
    Altın Kalem Ödülleri Sahiplerini Buluyor
  • Hayatınızı Değiştirecek 20 İnanılmaz Paulo Coelho Sözleri
    Hayatınızı Değiştirecek 20 İnanılmaz Paulo Coelho Sözleri
  • Abdülhamid Han’ın Altın Saati Açık Artırmada
    Abdülhamid Han’ın Altın Saati Açık Artırmada
  • Berlin Indie Film Awards’tan ”Leyla Hanım” Filmine Ödül
    Berlin Indie Film Awards’tan ”Leyla Hanım” Filmine Ödül




YAZARLAR

Kerim Mete
Kerim METE / Yazar - Ziraat Mühendisi
Eklenme Tarihi: 26 Nisan 2018, Perşembe 23:00 - Son Güncelleme: 26 Nisan 2018 Perşembe, 23:00
Font1 Font2 Font3 Font4



Et-Eko  Analiz

Gelin hadi.  Gelin baktığım noktaya, gözlüğümün kenarından sizde bakın. Neler gördüğünüzü sizin adınıza ben yazacağım. Tabii ki de benim gözlüğümden..

 

Neler mi görüyoruz ?   Koskocaman Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını hiç başka iş yapmıyormuş gibi, sadece  fiyat artışı durdurulamayan et noktasından Bakanlığın üzerinden herkes işine geldiği gibi eleştiri yapmaktadır. Merak etmeyin gözlüğüm bazı şeyleri filtre edecek şekilde görmüyor. Ne varsa gösteriyor, isterseniz yanımdaki arkadaşlarıma sorabilirsiniz.

 

Ülkemiz son 15 yıldır her yıl büyümeye devam ediyor. Büyümesinin her anlamda sürdürürken tarım ve hayvancılık anlamında da büyüdüğünü ve bazı ürünlerde çok daha fazla üretim noktalarına geldiğini görmekteyiz.  Peki et fiyatları normal mi? Pek tabii ki de fiyatların kaç lira olmasından daha önemli olan tüketim seviyelerinin nerelerden nerelere geldiğine bir göz atmak gerekir. Kişi başı kırmızı et tüketimi yıllık 6-7 kg lardan günümüzde 15-16 kg lara geldiğini görüyoruz. Peki aynı yıllar arasında kişi başı milli gelir ne kadar değiştiğine baktığımızda,3000 $  dan 11000 $ yaklaşık üç kattan fazla arttığını görmekteyiz. Kırmızı et üretimi 500 000 tonlardan 1150 000 tonlara çıkmıştır. Her yıl belli oranlarda kırmızı et karkas ve/veya kasaplık  hayvan ithalatı yapılmıştır. Son yıl üretimimiz olan 1150 bin tona ilave son yıl 150 bin ton kırmızı et ithalatı yapılarak 1300 bin ton tüketime sunularak fiyatlar bu seviyede dengelenmiştir.

 

Ülkemizde yaklaşık 1750 000 kişi/işletme büyükbaş hayvancılık besisi yapmaktadır. Bu işletmelerin toplam hayvan varlığı yaklaşık 16 milyon civarındadır.  İşletme  başına düşen ortalama  hayvan sayısı 10 civarında bile olmadığı  görülecektir. Buna ilave yaklaşık 430 bin işletmede toplam 44 milyon küçük baş hayvan bulunmaktadır. Bu durumda her bir işletmenin hayvan varlığına bağlı olarak bir kg karkas eti besleme maliyetleri çok farklı olduğu ekonominin temel kurallarındandır. Yapılan maliyet hesaplarında işletme maliyetlerinin üzerinden hesaplamaların dikkate alındığında en asgarı işletme maliyetinin 50 hayvan ve üstü işletme sayısına tekabül ettiğini görmekteyiz. Yani bu sayı altındaki işletmelerin zarar etmemesi için maliyetin üzerinde bir miktar kar ile satma noktasının karkasta 30 tl cıvarında olduğu görülecektir. Bu 30 tl lik kasap maliyetinin tüketiciye maliyeti ise yaklaşık 40 tl nin altı olmayacaktır. Fotoğrafa bu açıdan baktığımızda görülen bu ise, peki  ne yapılmalıdır?

 

Ülkemizde büyüme oldu ama hem tarım ve hayvancılık büyümesi olduğu halde aynı oranlardan daha çok oranlarda girdilerin maliyetleri büyümüştür. Yani Üretim tüm maliyetlerin artmasına rağmen büyüesini sürdürmesi normalde ekonomi felsefesine aykırı olmasına rağmen  yinede büyümesi, Milli gelirdeki  artışın tüketimi hızlandırdığı, artan fiyatlara rağmen tüketimde artmıştır. Bu maliyetleri artarken üretimin seviyesinin artması, satın alınmada tüketici tercihlerinde ki değişikliklerin sonucu olarak kırmızı et tüketimi artmıştır. Peki bu artış Avrupa tüketimine göre yüksekmidir? Kırmızı et olarak avrupadaki kırmızı et tüketimi 35 kg olmasına karşın bu oranın cok büyük bir kısmının domuz etinden karşılandığı gözümüze çarpmaktadır. Dolayısı ile domuz haricindeki kırmızı ette  ülkemizin tüketim seviyesi hizla artmaktadır.  

 

Ülkemizin mera ve doğal örtü yapısı ile arazi topoğrafyasının sulanabilir tarım arazileri açısından Büyük baş hayvancılığa uygun olmadığı daha çok küçük baş hayvancılık için elverişli ve avantajlı kaynaklar oluşturduğunu görmekteyiz. Büyük baş hayvancılık işletme sayılarının 1750 binlik kısmının alt yapısı ve diğer imkanları da değerlendirilerek ki yeterli arazi varlığı olmadan hayvancılık yapmaya çalışan yüzbinlerce işletme olduğu görüldüğünde, kapasite ve hayvan varlığını dikkate alarak 500  işletmeye düşürülmesi ve boşa çıkan 1250 bin işletmenin yaklaşık 500 bin işletmesini küçük baş işletmesine dönüştürülüp  kapasitelerinin artırılması hedeflenmelidir. Bu şekilde hiç de avantajlı ve ekonomik olmayan ama zarar etmesinden dolayı sosyal risk oluşturan 750 bin işletmeyi sistemden çıkararak başka bir ekonominin üretiminde veya diğer sosyal projelerle desteklemek faydalı olacağı görülmektedir.

 

Ülke olarak kırmızı ette büyükbaşa hayvan etinin yerine küçük baş hayvan etinin yedirilmesi için küçük baş etin sevdirilmesi dahil kamu spotları ve diğer tüketici alışkanlıklarına acilen geçmemiz gerektiği görülmektedir.

 

Şimdi biraz gördüklerimizi yorumlayalım. Diyelim ki kırmızı et üretimin tamamından çekilelim neler olur? Bir kere tamamını ithal edebileceğimiz bir sürdürülebilir bir kaynak bulamayabiliriz. Evet şu an da ki ithalat maliyeti 20 tl olduğu halde, bizim üretim maliyetimiz olan 21 tl nin bile altında  olduğundan ithalat çok çok uygun görülmektedir. Ancak tüm tüketimimizin % 10 nu ithal ettiğimizi düşündüğümüzde tamamını ithalat yolu ile tedarik etmenin riski çok büyük olacaktır. Fiyatların ilk başta çok aşağılara çekileceğini ve tüketici noktasında büyük bir rahatlama olacağını görebiliriz. Ancak dediğim gibi bu bir analiz olup ne ülkemizdeki besi işletmeleri ve nede yem sanayii buna asla izin vermeyecek stratejik haklı mazeretleri oluşacaktır.  Tüm etin ithalat yoluyla tedarikinde fiyat istikrarında da bu çaplı riski hiçbir ülkenin almayacağını belirtmek gerekecektir.

 

Tüketici satın alabildiği fiyatın kaç tl olduğuna bakar. Etin karkas maliyetinin kaç tl olduğuna veya kasap ve market karına bakmaz. Şuan fiyatların her yıl olduğu gibi ramazan öncesinde yükselmeye geçtiği halde bu yıl Bakanlık tarafından alınmış olan önlemler paketi ile ucuz kıyma ve kuşbaşı fiyatlarının arasındaki fark gittikçe açılmaktadır. Ucuz kıyma ve kuşbaşı satışı uygulaması başlangıcında ki fiyatlar kıymada 29 tl kuşbaşında 31 tl olduğu halde aynı günlerde kıyma ve kuşbaşı fıyatları 35 tl ye kadar geri çekilmiştir. Şu zamanlarda karkas fiyatındaki yükselmeyi fırsat bilenler kıymayı 42 tl ye kuşbaşını 45 tl ye kadar çıkarmıştır. Bu halde bile satışlarda azalma görülmemektedir. Buradan çıkarılacak sonuç et fiyatlarındaki artıştan şikayet eden kesim aslında ucuz diye tabir ettiğimiz ESK satış mağazaları ve üç diğer parekendeci satış noktalarındaki kıyma ve kuşbaşından almamaktadır. Neden almadığını değil de neden pahalı fiyatı talep ederek şikayet ettiğini sorgulamamız gerekmektedir. Evet ESK sattığı kıyma ve kuşbaşının etinin bir kısmının dişi hayvan eti olduğu gerçeği sanki etin kalitesinde ve gıda kodeksine aykırılığından bahseder gibi ucuz kıyma ve kuşbaşı husununu sulandırmaktadırlar. Bana kalır ise  ESK nın fıyatları bile aslında çok ama bu aşamada yapılan önlem çok yerinde ve isteyen herkese ürün yetiştirebilecek olanakları noktasında kapasitelerini arttıracağını söyleyen Bakanlık bu projesinde başarılı olmuştur.

 

Aslında bu konuda yazılacak çok şey var ama biliyorum yazı çok uzun olunca okunma ve anlaşılma seviyesinde azalma olacağından burada sonlandırmaya karar verdim.

 

Daha karpuz kesecektik tabirinden ziyade, Bakanlığın et haricinde neleri başarıp başaramadığını detaylıca gözlemlemek isterim. Başarmak veya başarmamak benim tespitim değil de okurun ve tüketicinin tespiti olacağından bize sadece başarmak düşmektedir.

 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN