ÖNE ÇIKAN HABERLER

DİYARBAKIR’DAKİ KUYUMCU DAVASINDA MAĞDURİYET İDDİASI
Eklenme Tarihi: 16 Eylül 2020, Çarşamba 00:00 - Son Güncelleme: 16 Eylül 2020 Çarşamba, 00:00
Font1 Font2 Font3 Font4



DİYARBAKIR’DAKİ KUYUMCU DAVASINDA MAĞDURİYET İDDİASI
Geçtiğimiz Haziran ayında Diyarbakır’da patlak veren 300 milyonluk dolandırıcılık davasında şüpheli olarak tutuklanan Zülküf Ortaç’ın, dolandırıcılık davası ile ilgisi olmadığı iddia edildi. 

 

 

 

Dolandırmadık, Battık!

 

Geçen Haziran’da Diyarbakır’da 300 milyonluk dolandırıcılık davasının açığa çıkması basında büyük yankı uyandırmıştı. Bir kuyumculuk şirketinin müşterilerinden yatırım adı altında para topladığını, yaklaşık 50 müşteriden topladığı 300 milyon TL ile de kayıplara karıştığı iddia edilmişti. Bu iddia üzerine kuyumculuk şirketinin Zülfikar O., Serdar A. ve Zülküf O. tutuklanmıştı.

Sanıklardan Zülfikar O ve Serdar A.’nın savcılık ifadeleri ortaya çıktı. İfadelerinde müşterilerini mağdur ettiklerini kabul eden Zülfikar O. ve Serdar A., kimseyi dolandırmadıklarını, ancak dolardaki ani yükseliş ve pandemi sürecinin işlerini olumsuz yönde etkilediğini ve iflas ettiklerini, mağdurların alacaklarını belli bir plan dahilinde geri ödeyeceklerini söylediler. Bu arada, mağduriyete konu olan rakamın da 300 milyon olmadığını, 50-60 milyon TL civarında olduğunu belirttiler. 

 

Devlet Yanlısı Kimliğim Bilindiği için Hedef Seçildim

 

Sanıkların savcılık ifadelerindeki bir başka ayrıntı da gözlerden kaçmadı. Zülfikar O. ve Serdar A., müşterilerinden yatırım adı altında para topladıklarını kabul ederken, kendileriyle birlikte tutuklanan Zülküf O’ın, bu süreçte kendileriyle birlikte olmadığını, sadece zaman zaman dükkana gelip gittiğini, müştekilerin onu da dükkanda gördükleri için savcıya adını verdiklerini belirttiler. 

Şüpheli olarak tutuklanan Zülküf O. ise ifadesinde, kendisinin inşaat işleriyle uğraştığını, kuyumculuk işinde olmadığını, ama Diyarbakır’da korucu bir aileye mensup ve devlet yanlısı kimliğiyle bilindiği için muhalif basın tarafından sanki olayın asıl sorumlusuymuş gibi gösterildiğini belirtti. Zülküf O. Ayrıca polise kendisinin teslim olduğunu, kaçak ve dolayısiyle yakalanmış olmadığını, ancak tutuklandıktan sonra annesini kaybettiğini ve sarsıntı geçirdiğini vurguladı. 

 

Müşterilerimizin Zararını Kuruşu Kuruşuna Ödeyeceğiz

 

Haziran ayında basında yer bulan Zerya Kuyumculuk davasında gerçekler ortaya çıktı. Dolandırıcılıkla suçlanan ortakların kimseyi dolandırmadığı, döviz kurlarındaki iniş çıkışlardan dolayı zarar ettikleri ve dükkânlarını kapatmak ozrunda kaldıkları anlaşıldı. Zerya Kuyumculuk’un ortaklarından olarak gösterilen Zülküf O, yaptığı açıklamada, “Ben yıllardır devletine ve milletine yakınlığıyla bilinen bir esnafım. Maalesef bu durumda bunu fırsat bilen insanlar bizi karalamaya çalıştı. Ancak gerçekler anlaşıldı. Bizim kimsenin parasını yememiz sözkonusu değil. Döviz işlerimizdeki zararları inşaat sektöründeki yatırımlarımızla en kısa zamanda kapatıp, tüm borçlarımızı bir ödeme planı dahilinde kuruşu kuruşuna ödeyeceğiz. Türk adaletine ve insanımızın sağduyusuna güveniyoruz” dedi. 

 

Korucu ve Şehit Ailesi Olduğumuz için Üstümüze Geldiler

 

Zerya Kuyumculuk’ta aktif olmadığını, kardeşinin ortak olduğundan dolayı oraya gidip geldiğini, belirten Zülküf O, “Ben kuyumculukla değil, inşaat işleriyle meşgulüm. Şu an da Diyarbakır’da iki özel okul inşaatının müteahhitliğini yapıyorum. Ancak benim ve ailemin kimliğinden dolayı, bu davayı fırsat bilen karşıt görüşlü basın öyle bir propaganda yaptı ki, sanki herkesi ben dolandırmışım gibi bir algı oluşturdu. Ben kimseyi dolandırmadım. Daha doğrusu bu davada dolandırıcılık da yoktur. Yargısız infaza uğratılıyoruz” şeklinde konuştu.   

 


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!