BCA Times
  ÖNE ÇIKAN HABERLER
  • Yazar Nuray Dülgar ile Röportaj
    Yazar Nuray Dülgar ile Röportaj
  • Quentin Tarantino, Bir Zamanlar… Hollywood’da romanına dair ipuçları verdi
    Quentin Tarantino, Bir Zamanlar… Hollywood’da romanına dair ipuçları verdi
  • Ressam Vincent Van Gogh kulağını neden kesti? Van Gogh şizofren mi dahi miydi?
    Ressam Vincent Van Gogh kulağını neden kesti? Van Gogh şizofren mi dahi miydi?
  • Nuri Bilge Ceylan’ın Kuru Otlar Üstüne adlı yeni filmine 470 bin euro destek
    Nuri Bilge Ceylan’ın Kuru Otlar Üstüne adlı yeni filmine 470 bin euro destek
  • ”Türk’ün Gizlenen Bilgisini Arayan Türk” Romanının Yazarı Hani Astolin ile Röportaj
    ”Türk’ün Gizlenen Bilgisini Arayan Türk” Romanının Yazarı Hani Astolin ile Röportaj
  • Yazar Yiğit Caner Ertoşi Kimdir?
    Yazar Yiğit Caner Ertoşi Kimdir?
  • THE  FRENCH DREAM’S ARMOR: MACRON  
    THE  FRENCH DREAM’S ARMOR: MACRON  
  • Türk öğrenciye Cannes’dan ödül
    Türk öğrenciye Cannes’dan ödül
  • ‘Dara Antik Kenti üç yıl içinde UNESCO Listesi’ne girecek’
    ‘Dara Antik Kenti üç yıl içinde UNESCO Listesi’ne girecek’
  • Kutsal Emanetler’in gizli yolculuğu belgesel film oluyor
    Kutsal Emanetler’in gizli yolculuğu belgesel film oluyor




YAZARLAR

Serdar BOZDOĞAN
Serdar BOZDOĞAN / Araştırmacı Yazar
Eklenme Tarihi: 23 Eylül 2017, Cumartesi 13:56 - Son Güncelleme: 23 Eylül 2017 Cumartesi, 13:56
Font1 Font2 Font3 Font4



Devlette Liyakat Sistemi Temel Esas Alınmalı

 

Devlet aklının hâkim olduğu Osmanlının devlet stratejisinden konuya girerek önem veren bir değerlendirme vermek istiyorum. Şehzade Hamid Efendi şehzadeliği döneminde çok gezen ilim ve irfan ocaklarında mola veren ve şehrin asayişini gözetleyen bir sultandı. Maslakta faytonu ile ilerlerken yolun kesilip güzergâhın değiştiğini görünce Şehzade Hamid Efendinin kâhyası çıkıp görevli olan çavuşa müdahale ederek faytonda şehzade var açın yolu dediğinde görevli şehzade mehzade bilmem, emir padişahtan ve ben padişahtan başkasını tanımam diyerek müdahale eder. Şehzade Hamid Efendi bu duruma hoş bakıp görevlinin belirttiği istikametten ilerlerken kâhyadan çavuşun ismini öğrenmesini ister…

 

Şimdi diyeceksiniz ki çavuşun kelle gidecek şehzadeye nasıl olurda yolu açmaz. Günümüzde bu gibi durumlarda tayın ve rütbe düşümü yâda makam korkusu havada uçuşurken devlet aklı ile işleyen sistemlerde bunun böyle olmadığı görülmektedir.

 

Nitekim Şehzade Hamid Efendi tahta çıkıp padişah olur. Adı 2. Abdülhamid’dir. Şehzadelik döneminden beri devlete ve kanuna bağlı memurları önem arz eden görevler verip devlete ve kanunlara bağlılıklarının devamlılığını istemiştir. Devletin karşılaştığı zorluklarda, çıkan isyan ve tefrikalarda ve kamu yönetimindeki zafiyetlerde zararın önlenmesinde aktif olan hep devletine ve kanuna gönülden bağlanarak bu değerleri ilke edinmiş kişiler tarafından sağlanmıştır.

 

Liyakati yok sayıp taştan olsun bizden olsun diyerek referans odaklı çalışılmaya başlanınca farklı bir süreç cereyan etmiştir. Ne zaman devlet aklından çıkıldıysa işte o zaman yıkılışın ilk adımları başlamıştır. İşte tam da burada kaybedilen erdemin adını soracak olursanız onun adı liyakattir.

 

Şimdiki devlet yönetimine bakacak olursak hele de 15 Temmuz FETÖ/PDY darbe girişimini ele alacak olursak devlet aklı ile hareket edip etmediğimiz aleni bir şekilde gün yüzüne çıkacaktır. En önemlisi Türkiye Cumhurbaşkanının baş danışmanlığı görevini ifa eden memurların başta olmakla birlikte devletin bütün kademesindeki yöneticilerin ( amir, müdür, başkan, genel müdür, müsteşar, büyükelçi vb. ) memuriyet süreci içerisinde oldukları zaman dilimlerinde görevleri her ne olursa olsun devlet stratejisini görev alanlarındaki kanun ve nizam içerisinde uygulamakla mükellef olduklarının öğretilmesi lazımdır.

 

Kraldan çok kralcılar olduğu sürece burnumuz beladan kurtulmaz. Üstüne iltifat edip yağcılık yapan, altına da hakaret, kibir ve zulüm eden yöneticilerden devlete ve millete hiçbir fayda gelmez. Bunlar ile de hiçbir başarı elde edilmez. Bu standartta olan baş yâda taş danışmanlar, memur ve amirler ancak orak ellerinde hava biçerler.

 

Devlette tek bir baş olmalı. Bu başın adı Türkiye Cumhurbaşkanıdır. Devlette Türkiye Cumhurbaşkanlığı Milli Güvenlik Kurulu çatısı altında Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanmalıdır. Devletin başı olan Türkiye Cumhurbaşkanı dışında veya cumhurbaşkanının tayin edeceği görevliler dışında hiç kimsenin devlet stratejisi hususunda açıklama ve yorum yapmamaları gerekmektedir. Harici bütün görevlilerin memurluk şuurunda olmaları lazımdır.

 

Günümüz televizyon ekranlarına baktığımızda ve ya sosyal medyayı takip ettiğimizde öyle liyakatsiz ve şuursuz bir işleyişin olduğu görülüyor ki geçmişte bir moda gazetecisi dahi günümüzde stratejist kesilip devlete don biçme cüretinde bulunacak kadar gaflete bürünüp bilgi kirliliği içerisinde ekranlardan toplumu yanlış yönlendirmektedir.

 

Hele de en vehim olanı geçmişte bir parti görevinde bulunan ve her türlü olumsuz ve delilsiz eleştirileri sergileyen ama baş danışmanlık memurluğu sürecinde rotası şark edip makamın cilvesine tabi olanların ne makam sahibi olan cumhurbaşkanına ne de devlete hiçbir katkısı olmamakla birlikte ehil olmadıkları makamları kuşatarak zarar da vermektedirler. Eğer ayaklar baş olursa vatan hainlerinin sergiledikleri darbe girişimlerinden cumhurbaşkanı bilgi sahibi tabi ki olamaz. Çünkü iş ehlinde değildir. İş keyif ve konfor içerisinde volta atan vatanın selameti ilkesinden uzak devlet aklından yoksun ve en önemlisi hiç okumayan ve araştırmayan kişilerden oluşmaktadır.

 

Show ile bir yere varılmadığını gördüğümüz günümüzde devlet kademelerinin yeniden yapılandırıldığı süreç içerisinden geçerken lütfen işleri ehline veriniz.  Son ilahi kelamın ilk emri olan oku ayetine mazhar olmak adına işi okuyan ve araştıran, araştırdığını geliştirip teoriden stratejiye dönüştüren vatanseverlere veriniz. Referansının kim olduğunu yok sayıp devlet güvenliğine riayet edecek istikbal vaat eden ilke ve ülkü sahibi olan ülkesini, devletini ve milletini koruyacak ve kalkındıracak milli ruhlu fertlere veriniz. Sonra bakın ne terör kalır, ne yolsuzluk, ne yoksulluk. Yerini üreten, yeniliklere yer veren, kalkınarak güçlenip muasır medeniyet zirvesinde öncü ve halis olan Türkiye alacaktır.

 

Bütün bu zararlı oluşumların üstünde uçan sinekler peşinde koşmaktan vaz geçip bataklığı kurutarak yerine güzel bir mesire alanı yaparak huzur içinde dinlenmek için işi hak edene veriniz. Devlet, ebet ve müddet ilkesinde bir stratejisinin milli bir şuur ile ilerlemesi için lütfen devlet aklı ile ilerleyiniz.

 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN