ÖNE ÇIKAN HABERLER

Cahit Zarifoğlu’nu Rahmetle ve Hasretle Anıyoruz
Eklenme Tarihi: 7 Haziran 2018, Perşembe 05:41 - Son Güncelleme: 7 Haziran 2018 Perşembe, 05:42
Font1 Font2 Font3 Font4



Cahit Zarifoğlu’nu Rahmetle ve Hasretle Anıyoruz
"Bize sözlerimizden çok, yüreğimizden anlayan gerek." - Cahit Zarifoğlu

Soyismi kadar bir o kadar da yalnız olan şairdir.
Annesini çok seven şair, babasının başkasıyla evlenmesiyle birlikte ona hayatında hep bir tarafı dargın olacaktır. Kendisinden bir buçuk yaş büyük olan abisi "sait" yetiştirir onu. Bu yüzden "baba sait" denir kendisine. 

 

Arkadaşları ile sohbet ederken genelde sesiz kalması ve konuştuğu zaman da bir bilgili usta gibi konuşması, ona "aristo" lakabı takılmasına sebeb olmuştur. genelde içe kapanık bir duruş sergileyen şair, bir tarafta da macerasever bir ruhu da vardır. 

Şairin dizelerinde görülen yalnızlık konusunda eşi Berat hanım şöyle demiştir:
"Kendisinin yalnızlık duygusunu yazılarını okuyunca daha iyi anlıyordum. Hâlâ da yazılarını okuduğumda yeteri kadar yanında olamadığımı düşünürüm. Cahit bey fiziksel alanda yalnız değildi; ama içinde hep bir yalnızlık duygusu hakimdi. Bunun baba özleminden kaynaklandığını düşünüyorum. yaradılışının da payı vardır elbette."

 

Yaşamak kitabından ;

''Gide gide her türlü şiir sorusuna kızıyorum. Nerdeyse 'dokunmayın şiire' diyeceğim. Çünkü şiir yaptığımız bir şey değildir. (ah bütün eşya öyle değil mi?) şiir kendisi var. Bir raslantıyla değil, ersine bir özel iradeyle çıkıyor yeryüzüne. Barajdaki su, kendine bırakılmış kanallardan akar. İnsan bütününün arkasında bekleyen şiirin aktığı kanallar değil mi şair? şairler olmasaydı, şiir üzerimizden aşar, hayatı besliyemez, seliyle öldürürdü. -Şair şiirin aleti olmalı. Çekici. Birbirine sahiplik ve uyum düzeni içinde çalışmalı ki şiirin zararlı tortuları yeryüzüne gelmesin. Çünkü onun bünyesinde de insandaki gibi ihtiraslar var biliyorum. Şair şiirin bu ihtiraslarını arkadaş edinirse, tahtını bırakıp bir sokak kadınının arkasından giden bir kral gibi, halkının başını utanca eğdirir. Kötü şair çiviye değil aynaya vuruyor. O zaman kırık parçalar içerisinde çehremizi dilimlenmiş görüyoruz. -Diyorum ki şiirle mücadele esastır. Ama bunu belli etmemeli. (örneğin zorlanmış şiir, alet edilmiş şiir). Şiirin iyi tabiatı ve iyi zamanında ona çekiç ol ve onu kendi haline bırak."

yaşamak, (1974, 5 ekim)

 

 

"bir incelik gösterin, incinmesin yüreğim." 

"aklımdan çıkmıyorsun dedim, başka türlüsünü yorgunum anlatmaya…" 

"…çünkü kırıldım, saç uçlarıma kadar…" 

"marifet buluttaydı ama herkes yağmura şiir yazardı." 

"burası dünya ne çok kıymetlendirdik, oysa bir tarla idi ekip biçip gidecektik." 

"kanatları varmış kalbin; sevince uçar, sevilmeyince göçermiş." 

Aklıma ilk gelen dizeleri… (Sandığımdan fazlası aklımdaymış) 

Nur içinde yatsın. Soyadı gibi zarif bir insan, güzel şair.


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!