BCA Times
  ÖNE ÇIKAN HABERLER
  • <strong>Altın Kalem Ödüllü Yazar Metin ŞAHİN ile Röportaj</strong>
    Altın Kalem Ödüllü Yazar Metin ŞAHİN ile Röportaj
  • Kahramanmaraş’ta 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi
    Kahramanmaraş’ta 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi
  • Yazar Prof. Dr. Dr. Naim Derebaşı ile Röportaj
    Yazar Prof. Dr. Dr. Naim Derebaşı ile Röportaj
  • Yazar Rıdvan Serin ile Röportaj
    Yazar Rıdvan Serin ile Röportaj
  • Yazar İhsan Kutlu ile Röportaj
    Yazar İhsan Kutlu ile Röportaj
  • Yazar Ümmühan Yaşar ile Röportaj
    Yazar Ümmühan Yaşar ile Röportaj
  • Altın Kalem Ödülleri Sahiplerini Buluyor
    Altın Kalem Ödülleri Sahiplerini Buluyor
  • Hayatınızı Değiştirecek 20 İnanılmaz Paulo Coelho Sözleri
    Hayatınızı Değiştirecek 20 İnanılmaz Paulo Coelho Sözleri
  • Abdülhamid Han’ın Altın Saati Açık Artırmada
    Abdülhamid Han’ın Altın Saati Açık Artırmada
  • Berlin Indie Film Awards’tan ”Leyla Hanım” Filmine Ödül
    Berlin Indie Film Awards’tan ”Leyla Hanım” Filmine Ödül




YAZARLAR

Prof. Dr. Bahattin Türetken / Yazar
Prof. Dr. Bahattin TÜRETKEN / Yazar
Eklenme Tarihi: 17 Ocak 2018, Çarşamba 03:12 - Son Güncelleme: 17 Ocak 2018 Çarşamba, 03:12
Font1 Font2 Font3 Font4



Bilim ve Teknoloji perspektifinden Yeni Türkiye Yönetim Modeli

 

 

Başkanlık nedir?

 Yeni Türkiye Yönetim Modeli

Başkanlık,  yürütme  organının  devlet başkanı olarak adlandırılan kişi ve yardımcılarından oluşan bir sistem olarak karşımıza çıkmaktadır. Güçlendirilmiş  ve sorumluluk yüklenmiş  Cumhurbaşkanlığı veya  Yeni Türkiye Yönetim Modeli diye adlandırdığım bu sistem, halihazırda devam eden parlementer sistem ile tam başkanlık sistemi arasında tatlı bir tonlama olarak karşımıza çıkmaktadır. Parlementer sistemde, yürütme sembolik yetkilendirilmiş bir devlet başkanı,  başbakan ve kabinesinden oluşmaktadır.  Başkanlık sisteminde ise devlet başkanı veya cumhurun başkanı yürütmenin başıdır, yetkilidir ve sorumludur.

 

Türkiye'ye özgü Başkanlık sisteminin, diğer başkanlık sistemlerinden ayrılan özellikleri nelerdir?

Ülkelerin geleneksel yönetim modelleri düşünüldüğünde parlementer ve başkanlık sistemleride ülkeden ülkeye, halktan halka farkılılıklar gösterebilmektedir. Ülkemiz,  kadim bir medeniyetin, bin yıllarla ifade edilen istikrarlı bir devlet geleneğinin  mirasçısı konumunda olduğu için köklü geleneklerine uyumlandırılmış Türk tipi  devlet yönetimini benimsemiştir. Bu yeni yönetim şekli ile Cumhuriyetimizin başı, Cumhurun başkanı, devlet başkanı sıfatıyla anılacaktır. Bu aslında halkın yürütmeye direk başkanlık yapan en üst erki seçmesiyle, kendi kendini yönetmesi anlamına gelmektedir. Cumhuriyetin temel felsefesi budur.

 

21.yy’ da Bilişim çağına Başkanlık Sisteminin Olumlu Etkileri nelerdir?

Teknolojik gelişmeler, ülke yönetim modellerini etkileme aşamasına gelmiştir. Bilişim çağımızda bireylerin bilgiye ulaşması oldukça kolaylaşmış , farklı kültür ve toplumların etkileşmesi  kaçınılmaz hal almıştır. Teknolojik şirketler hızla büyümüş ülkelerin varlıklarının üzerine geçmiştir. Sınırlar kalkmış, güç odakları şekillenmiş ve hızla değişim göstermeye alıngan hale gelmiştir.

 

Değişen toplum, değer yargıları, güç odakları ve etkileşim faktörlerinin belirginliği yönetim modellerinde değişikliği zorunlu hale getirilmiştir. Yönetim modelleri, hızlı karar alma, uzun vadeli planlama,   pratiklik, çeviklik ve manevra kabiliyetindeki etkinlik  gibi özelliklere sahip hale gelmiştir.

 

Dolayısıyla günümüzde devlet yönetimi, daha zor bir hal almıştır. Yönetim bir sanat haline dönüşmüş, sanatını en iyi icra eden modeller başarılı olmuştur. Temel hedef, refah toplumu oluşturmaktır. Bunun için gerekli unsurları oluşturmak iyi bir yönetim modeliyle mümkün olmaktadır.

 

İyi bir yönetim modeli, istikrarlı,  uzun vadeli plan ve projelerin yapılabildiği ve arkasında durulmasıyla oluşur. Tıpki bir şirket yönetmek gibi. Ve o şirketin CEO’ su olmak gibidir Başkanın rolü. Bu benzerlikteki en önemli fark, şirkette karlılık, büyümek ve para olarak güçlenmek esasken, devlet yönetiminde ise, güçlü kurumsal yapıların kurulması, teknolojik bağımsızlığın kazanılması, kritik teknolojilere sahip olunması, bünyesinde istihdamı sağlayan yüksek katma değerler üreten şirketlerin barındırılması,donanımlı eğitimin verilmesi, kendisine ve ülküsüne bağlı bilinçli bireylerin oluşturulmasıdır.  

Bir orkestra şefi gibi aynı ritmi yakalamak, aynı yöne bakabilmek aynı hedefe koşturabilmek …Bugün değil yarın ve hatta ilelebet var olabilmek.  Bütün bunları hedefleyen bir başkanın halk tarafından seçilmesi, güçlü bir iradenin teşekkülü ve kurumsal bir yapının kurulması demektir.

 

Başkanlık sisteminin ülkemizdeki mevcut kurumların kalitesine  etkileri ne olacaktır?

Parlementer sistemlerin en hoşlanmadığım sonuçlarından birisi yetkinliği metrik ölçekle teyit edilmemiş kişi ve kişilere, görev ve yetkilerin verilmesidir. Yani liyakat ve ahlak esasına göre bir görevlendirmeden ziyade ‘fikriyat’ ın ön plana çıkarılması, liyakatın aranmaması , ehil olmayan kişilere oldukça büyük kurumların teslim edilmesi. Bu, topyekün kalkınmayı önleyen ve uzun vadede oldukça tamir edilemez sonuçları doğuran bir durumdur.

 

Oysaki Başkanlık sisteminde halkın seçmiş olduğu güçlü bir başkan, başarılı olmak zorundadır. Yetkilidir güçlüdür. Liyakatı ve ahlaklı kişileri seçmeye muktedirdir. Seçtiği bu kişiler almış olduğu görevleri hakkıyla yerine getirmek zorundadır. Dolayısıyla yürütmenin tek sesliliği,  uzun vadeli plan ve projelerine,  tüm kurumların katkısı ve eşgüdümü sağlanmış olacaktır.

 

Başkanlık sistemi üniter yapımızı etkiler mi?

Ülkemizin jeopolitik konumu, bölgesel zenginliği, yurtdışı akraba topluluklarıyla aktif ilişkisi, üniter yapısının güçlü olmasını gerektirmektedir. Çoğu bireyimiz bu üniter yapının zarar görmesinden endişelidir.

 

Bu  endişe  acaba üniter yapımız yeni cumhurbaşkanlığı sisteminden etkilenir mi?  Bölgesel yapılardan oluşmuş bir birleşik devletin üniter yapısı başkanlık siteminden etkilenebilir. Lakin üniter bir devlet olarak kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti için yeni model üniter yapıyı güçlendirir. Bölgecilik ve adamcılık asgari seviyeye iner.

 

2023 ve 2053 Vizyonunda teknolojik açıdan tam bağımsız bir Türkiye hedeflenmektedir. Yürütmenin başı, tek liderin bu hedefe katkısını değerlendirirmisiniz?

 

Sonyıllarda teknolojide baş döndürücü gelişmeler, ülkelerin varolma kaygısını ve kendi teknolojilerini üretme heva heveslerinde itici bir rol üstlenmiştir. Türkiye bu anlamda kaygı taşıyan ülkelerin başında gelmektedir. 2023 vizyonu ile bir ‘Türk Devrimi’ başlatabilmenin ilk adımları atılmaya çalışılmıştır. Ve 21.yüzyılın bir ‘Türk Asrı’ olması hedeflenmiştir.

 

Türkiye, Ak Parti iktidarı ile kalkınmada önemli adımlar atmış, ekonomide yükselme trendini yakalamış, ve gelişmekte olan ülkelerin başında sürükleyici bir model olmuştur. Uzun yıllardır, dünyada oluşan reform ve kalkınmalara seyirci kalan ülkemiz, bu gün itibariyle tarihinin yüklediği sorumluluğun idrakine varmış, silkinmiş ve kalkınma hamlesini başlatmıştır.

 

Bu kalkınma hamlesini Türk devrimi olarak adlandırabiliriz. Ama bir şey eksik: Bu devrim henüz somut hedeflerine ulaşmadı. Kendini her alanda gösterecek net adımlara henüz kavuşmadı. Şüphesiz devrimin daha çok başındayız. Önce ruhun gelmesi gerekiyordu ve o ruh göründüğüne göre diğer adımları konuşabiliriz.

 

Türk devrimi şüphesiz hayatın her alanında olacaktır. Maddi, Manevi, sosyal, kültürel, insani alanlarda ve bilim alanında. Bu devrimin en somut ifadesi ise şüphesiz teknoloji devrimi olacak ve bunun sonucunda bir “Türk teknolojisi” ortaya konulacaktır. Bu olmadan, Türk devrimi de eksik kalacaktır.

 

Türk teknolojisi diğer bir deyişle dünyada ölçeğinde Türk markalarının oluşması için, işini seven ve buna inanan üstün yetenekli araştırmacılar, yenilebilir net hedef, kullanılabilir bütçe, motivasyon ve bunun yanında işi sahiplenen bir lider in olması kaçınılmazdır.

 

Lider, insanları sürükleyen, etkileyen, rehberlik eden ve hükmeden kişidir. Kısacası ‘impossible’ (imkansızı) ı ‘possible’ (mümkün) yapan kişidir.

Liderlerin doğuştan gelen bir takım özellikleri vardır. Bunlardan göze çarpan en önemlisi ‘hırs’ ve ‘karizma’ dır. Bu özellikler uygun kullanılmadığı zaman felaket olabilir. Ancak bu iki özelliğin dışında lider in diğer özellikleri onu farklı kılar. Yani Liderin kendi kattıkları onu öne çıkarabilir.

 

Bu anlamda ARGE ve teknoloji geliştirme süreci uzun ve sabır isteyen bir iştir. Bu sürecin sağlıklı devam edebilmesi için arkasında bir liderin veya kurumsal bir politikanın sürekliliği önemlidir.

 

Bu anlamda bir liderin duruşu ve yönettiklerine inancı, strateji belirlemesi ve ilham verici rehberlik yapması önemlidir.

 

 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN