BCA Times
  ÖNE ÇIKAN HABERLER
  • <strong>Altın Kalem Ödüllü Yazar Metin ŞAHİN ile Röportaj</strong>
    Altın Kalem Ödüllü Yazar Metin ŞAHİN ile Röportaj
  • Kahramanmaraş’ta 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi
    Kahramanmaraş’ta 7.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi
  • Yazar Prof. Dr. Dr. Naim Derebaşı ile Röportaj
    Yazar Prof. Dr. Dr. Naim Derebaşı ile Röportaj
  • Yazar Rıdvan Serin ile Röportaj
    Yazar Rıdvan Serin ile Röportaj
  • Yazar İhsan Kutlu ile Röportaj
    Yazar İhsan Kutlu ile Röportaj
  • Yazar Ümmühan Yaşar ile Röportaj
    Yazar Ümmühan Yaşar ile Röportaj
  • Altın Kalem Ödülleri Sahiplerini Buluyor
    Altın Kalem Ödülleri Sahiplerini Buluyor
  • Hayatınızı Değiştirecek 20 İnanılmaz Paulo Coelho Sözleri
    Hayatınızı Değiştirecek 20 İnanılmaz Paulo Coelho Sözleri
  • Abdülhamid Han’ın Altın Saati Açık Artırmada
    Abdülhamid Han’ın Altın Saati Açık Artırmada
  • Berlin Indie Film Awards’tan ”Leyla Hanım” Filmine Ödül
    Berlin Indie Film Awards’tan ”Leyla Hanım” Filmine Ödül




YAZARLAR

Prof. Dr. Doğan Aydal
Prof. Dr. Doğan AYDAL / Yazar
Eklenme Tarihi: 21 Ekim 2017, Cumartesi 17:26 - Son Güncelleme: 21 Ekim 2017 Cumartesi, 17:30
Font1 Font2 Font3 Font4



Altın Fiyatlarındaki Spekülasyonlar

 

ALTININ GERÇEK ÜRETİM DEĞERİ NEDİR?

Altın fiyatları, gerçek üretim değeriyle örtüşmüyor. Altın fiyatları 500 doların altına düşürüldüğünde, başta Güney Afrika’daki altın madenleri olmak üzere, Afrika’daki, Avustralya’daki hatta Kanada’daki bütün madenler zararına çalışıyor. Gold Survey Dergisi’nin 2008 yılında yayımladığı raporda Güney Afrika’daki madenlerde bir ons altın üretiminin 541 dolar, ABD’de 498 dolar, Avustralya’da 556 dolar ve Kanada’da 516 dolar olduğu belirtiliyor. Türkiye gibi nispeten yüzeye yakın madenlerden elde edilen altının bir ons maliyeti ise 170-220 dolar arasında değişiyor. Bu rakamların içinde bulunduğumuz yıl içinde %-10-20’lik artışlarla benzer olduğu söylenebilir.

Özellikle Güney Afrika’daki madenlerin 3.500-5.000 metre derinliklere kadar inmesi ve ortalama tenörün tonda 13 gramdan, tonda 5 grama kadar düşmesi maliyetleri daha da arttırması gerekir diye düşünüyorum. Bu verilere rağmen, altın fiyatları, altın kartelleri tarafından defalarca 250-300 dolar aralığına indirildi. Durum bu kadar açıkken, altın üretiminde gerçek ekonomik üretim davranışlarının geçerli olduğunu söylemek ekonomiyi bilmemek anlamına gelir. O halde altını yüksek fiyatla üretip, onlarca yıl süren belli aralıklarda düşük fiyatla satmanın farklı bir gerekçesi olmalı.

ALTIN ÜRETİMİ TALEBİ KARŞILAMIYOR!

Dünya altın üretimi yıllık talebi dahi karşılamıyor. Dünya altın tüketimi yaklaşık 4.000-4.500 ton aralığında değişiyor. Altın üretimi hiçbir zaman 2.500 tonu geçmedi. Bu yıl geçen yıla oranla yüzde 3 azalmayla 1,145.5 ton oldu. Altın üretimi bu kadar düşerken, altının sürekli olarak değerlenmesi beklenmez mi? Ancak, 5 Eylül 2011 tarihinde 1.895 dolar olan bir ons altın değeri, Ocak 2016’da 1070 Dolar/ons seviyesine kadar düştü.

 Altın fiyatların bu seviyelerin de altına düşeceğini 28 Temmuz 2011 ve 4 Ağustos 2011 tarihli Flash TV “Gerçek Gündem” programlarındaki konuşmalarımda çok net olarak belirtmiştim. Altın fiyatlarını etkileyen önemli kişilerden biri de George Soros’tur. Eğer George Soros, altın fiyatlarının düşmesini istiyor ise piyasa da panik yaratıcı tek cümlesi yeter. South China Morning Post Gazetesi’nin Soros’la yaptığı röportajda, “Altının emniyetli bir cennet olduğu fikri yok edilmiştir, hayal kı- rıklığı sebebiyle birçok insan ellerindeki altın miktarını azaltmaktadır” (Gold was destroyed as a safe haven, proved to be unsafe. Because of the disappointment, most pe ople are reducing their holdings of gold) diyor. Röportajın 8 Nisan 2013’te Reuters Ajansı’nda yayımlanmasından sonra altın fiyatları üç ay içinde 1598 (29 Mart 2013) dolardan 1192 (28 Haziran 2013) dolara düştü. Bir kez daha görüldüğü üzere altın fiyatlarıyla gerçek üretim maliyetleri arasında hiçbir bağlantı yok.

 Fiyatlar düşerken küçük yükseliş ve düşüşlerin oluşturulması da oyunun bir parçası gibi gözüküyor. ALMANYA 3.421 TON ALTIN SATTI. Reuters Haber Ajansı’nın IMF verilerine dayanarak 22 Kasım 2013 tarihinde verdiği bilgiye göre, Almanya sahip olduğu altın rezervinin yaklaşık yarısı olan 3.421 ton altını Ekim 2013’te satmıştır. World Gold Council’ın web sitesinde yayımlanan verilerinde, Almanya’nın satış yaptığı ve toplam rezervinin 3.390,6 tona düştüğü gözüküyor. Ancak alıcının kim veya kimler, hangi ülkeler olduğu gözükmüyor. Durum biraz garip. Zira bu tür satışların gerçek satış olup olmadığı pek belirgin değil. Benzer örneği geçmişte de gördük. IMF 2009 yılı Eylül ayında ve Aralık 2010’da toplam 403 metrik ton altın sattığını belirtti. Bu altınları, Reserve Bank of India, The Bank of Mauritius, Central Bank of Sri Lanka ve Bangladesh Bank’a sattığını ilan etti. World Gold Council’ın Kasım 2013 tarihli raporuna göre Sri Lanka’nın bugün elinde bulunan altın miktarı sadece 20,1 ton, Bengaldeş’in 13,5 ton, Mauritius’un 3,9 ton ve nihayet yüzyıllardır altın biriktiren Hindistan’ın elindeki altının toplamı ise 557,7 ton. Peki, bu fukara ülkeler bu kadar altın alacak parayı nereden buldu? Aldıkları bu altınları ne yaptı? Yoksa IMF tarafından satıldığı belirtilen 403.3 ton altın, yine kâğıt üzerinde yapılan bir manipülasyon muydu? Bunu okuyucunun takdirine bırakıyorum.

ALTIN FİYATLARI YÜKSELECEK Mİ?

Altının yükselme ve düşme periyotlarına bakıldığında belli zaman aralıkları gösterdiği dikkat çekiyor. Yukarıdaki tabloda da görüleceği üzere altın sürekli olarak düşürülüp yükseltiliyor. Bunun ne zaman olacağına tabii ki ABD, Almanya ve IMF’nin yöneticileri karar veriyor. Ancak ABD, Almanya ve IMF’ye etki eden merkezi bir manipülatörün olması da kuvvetle muhtemel. Bu manipülasyona, bu merkezle doğrudan bağlantısı olan George Soros gibi kişilerin katkıda bulunduğu da bir gerçek. Bugünlerde 1.285 dolar seviyelerinde. Görünüşe göre altın fiyatları bir miktar bugün ki seviyelerde biraz daha dalgalanacak. Fiyatların hızlı bir şekilde yükseleceğini ve bir-iki yıl içinde 2.700-3.000 dolar aralığına ulaşacağı düşünüyorum. Bunun gerçekleşeceğini görmek için geçmiş 40  verilere ve hızlı yükseliş periyotlarındaki yüzde artış miktarlarına bakmakta yarar var.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN