ÖNE ÇIKAN HABERLER

116. Doğum Gününde Saygıyla Anıyoruz
Eklenme Tarihi: 12 Ocak 2018, Cuma 02:29 - Son Güncelleme: 12 Ocak 2018 Cuma, 02:32
Font1 Font2 Font3 Font4



116. Doğum Gününde Saygıyla Anıyoruz
Özgürlük ve memleket hasreti ile yazdığı şiirlerini, içinde büyüttüğü aşkı, sevgiyi yazdığı şiirlerini unutmanın mümkün olmadığını ve her okuyanın hayatına bir etkisi, katkısı olduğunu düşünüyorum. Yıllar önce yazdığı şiirler bugün bile hala geçerliliği varsa, şu an bile aynı duyguları hissedebiliyorsak sadece şair olarak nitelendirmek yetersiz kalır bana göre. Kelimeleri sihirli hale getirerek insanların bazı duyguları içinde yesermesini sağlayan büyük insandır.

"Nâzım’ın yattığı bursa cezaevi’ne denetim için adalet bakanlığı’ndan bir müfettiş gelir. Bir gün müdüre, ‘nâzım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir?’ der.
 

Nâzım’ı odaya getirirler. Müdür koltuğuna iyice kurulan müfettiş nâzım’ı tepeden tırnağa süzer ve ‘demek nâzım hikmet sensin’ diye saçma bir laf eder… O kadar kibirlidir ki, nâzım’a oturması için yer bile göstermez. Kısa bir konuşma sonrası, ‘gidebilirsiniz’ der. Nâzım tam kapıdan çıkarken durur ve ‘Ömer hayyam’ı bilir misiniz?’ diye sorar.

 

Müfettiş hemen atılır: bilmez mi hayyam’ı… iranlı büyük şair!’

Nâzım yine sorar:

‘Peki; Hayyam zamanında iran hükümdarı kimdi?’

Müfettiş şaşırır. Çünkü bilmiyordur! Nâzım konuşmasını sürdürür:

‘Görüyorsunuz, sanatçıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız. Yıllar sonra beni dünya anımsayacak, ama dönemin adalet bakanını ve sizi kimse anımsamayacak…’

Sonra kapıyı çeker ve çıkar.”

 

"yapraklara dallara, yeşillere, allara,
nice nice yıllara gülüm, nice nice yıllara…"
(N. Hikmet)


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!